Diva türkçesi Diva nedir
- Primadonna.
- Büyük operada primadonna.
- Operada baş sesçi.
Diva ile ilgili cümleler
English: A violinist I know claims that he owns a Stradivarius.
Turkish: Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu iddia ediyor.
English: Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Turkish: Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.
English: Ali thought his violin was a Stradivarius because the name Stradivarius was on the label inside his violin.
Turkish: Ali kemanının bir Stradivarius olduğunu düşündü çünkü Stradivarius adı kemanının içindeki etiketteydi.
English: A violinist I know says that he owns a Stradivarius.
Turkish: Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu söylüyor.
English: He owns a Stradivarius.
Turkish: O bir stradivarius marka kemana sahip.
Diva ingilizcede ne demek, Diva nerede nasıl kullanılır?
Divagate : Konudan sapmak. Sapmak. Başıboş dolaşmak. Dolaşmak. Konu dışına çıkmak.
Divagated : Sapmak. Konudan sapmak. Başıboş dolaşmak. Dolaşmak.
Divagates : Dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak. Başıboş dolaşmak.
Divagating : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Sapmak. Konudan sapmak.
Divagation : Konu dışına çıkma. Abuk sabuk konuşma. Başıboş dolaşma. Saçmalama. Tutarsız konuşma. Sapma. Konudan sapma.
Divan bed : Alçak yatak.
Divarication : Yayma. Divarikasyon. Anlamda belirsizlik. Yayılma. Dallanma. Bölünme. Fikirde farklılığa katılmama.
Divalent : Oksijende olduğu gibi, iki elektron alışeverişiyle başka atom ya da köklerle birleşebilme yeteneği olan (öğe). İki değere sahip olan. Dıvalent. İki değerlikli. İki değerli. Çift değerlikli.
Divans : Sedir. Divan. Salon. Büyük meclis. Meclis. Tütün ve kahve içilen oda. Şairin tüm şiirleri.
Divan : Divan. Şairin tüm şiirleri. Meclis. Salon. Tütün ve kahve içilen oda. Büyük meclis. Sedir.
İngilizce Diva Türkçe anlamı, Diva eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diva ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Premiering : Baş kadın oyuncu (opera). Prömiyer. Film galası. Galasını yapmak. Gala. Operada baş kadın oyuncu. Filmin ilk gösterimi.
Premiered : Film galası. Baş kadın oyuncu (opera). Operada baş kadın oyuncu. Prömiyer. Gala. Filmin ilk gösterimi. Galasını yapmak.
Premiere : Baş balerin. Prömiyer. Filmin ilk gösterimi. Öncelik oynatımı ile ilk oynatım arasında yer alan ya da öncelik oynatımı yapılmadığı vakit bazı önemli filmler için özel bir törenle yapılan oynatım. Gala. Bir oyunun oynanışının ilk gösteri gecesi. Önoynatım. Operada baş kadın oyuncu. Galasını yapmak.
Divas : Diva.
Premieres : Prömiyer. Baş balerin. Galasını yapmak. Filmin ilk gösterimi. Film galası. Gala. Baş kadın oyuncu (opera). Operada baş kadın oyuncu.
Prima donna : Opera'da başrolde oynayan kadın sanatçı. Baş kadın şarkıcı. Baş kadın oyuncu (opera). Zor beğenen kimse. Nazlı kimse. Kaprisli. Kendini beğenmiş kişi.
Diva synonyms : opera star, operatic star.
Diva ingilizce tanımı, definition of Diva
Diva kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A prima donna.

Bu kısımda Diva kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diva ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diva anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diva ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.