Bankseat türkçesi Bankseat nedir
- Bir köprünün temeli.
Bankseat ingilizcede ne demek, Bankseat nerede nasıl kullanılır?
Banks of the jordan : Ürdün kıyıları. Ürdün nehri'nin kıyıları.
Banks union : Bankalar arasındaki dayanışmanın sağlanılması, yersiz girişim ve yarışımların önlenilmesi amacıyla kurulan tüzelkişi durumundaki birlik. Bankalar birliği.
The banks association of turkey : Türkiye bankalar birliği. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik.
African assocation of central banks : Afrika ülkeleri merkez bankaları arasında para, bankacılık ve maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968 yılında oluşturulmuş kuruluş. Afrika merkez bankaları birliği.
Cash in banks : Banka yazılığı. Genel olarak bir bankanın kasalarında bulunan belgitler, ödekler ve değerli kağıtların tümü. bir bankaya gerçek ya da tüzel kişilerce yatırılan paralara ilişkin sonuçları, para alma ve verme işlemlerini izleyebilmek amacıyla kendilerine bankalarca verilen yazılık.
Banks : Bankalar. Uçağın bir yana yatması. Yokuş. Silindir arası (motor). Sahil. Kıyı. Set. Banko. Yığın. Alabama eyaletinde şehir.
Merchant banks : Dış ticaretin finansmanında uzmanlaşmış bankalar. Ticaret bankaları. İş bankaları.
Investment banks : Anamal ve paralarını tecim bankalarının tersine olarak uzun süreli yatırımlara bağlayan kuruluşlar. Yatırım bankaları.
Due from banks : Bankalardaki varlıklar. Bankalardaki paralar.
The river burst its banks : Nehir yatağından taştı. Nehir kenarındaki setleri patlattı. Nehir kıyılarını patlattı. Nehir taştı. Nehir kıyılarını sular altında bıraktı.
İngilizce Bankseat Türkçe anlamı, Bankseat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bankseat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dickey : Sarsak. Eşek. Hastalıklı. Şoför mahalli. Papyon. Çürük. Önlük. Yaka. Minik kuş. Eşek (ingiliz ingilizcesi).
Dicky : Önlük. Kötü. Yaka. Zayıf. Papyon. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Çürük. Şoför mahalli. Sarsak. Minik kuş.
Dickie : Kuş. Kumaş. Yaka. Küçük arka koltuk. Minik kuş. Önlük. Koltuk. Gömleğin yerinden çıkarılabilen ön kısmı. Küçük kuş.
Inferiority : Adilik. Bayağılık. Aşağılık.
Seat : Kıçını tamir etmek (pantolon). İskemle. Oturma yerini onarmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Koltuk. Mevki. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Almak (salon). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yuvasına oturtmak.
Bankseat synonyms : lower rank, dicky seat, dickie seat, lower status, dickey seat.

Bu kısımda Bankseat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bankseat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bankseat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bankseat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.