Dickie türkçesi Dickie nedir

  • Küçük kuş.
  • Kuş.
  • Önlük.
  • Gömleğin yerinden çıkarılabilen ön kısmı.
  • Küçük arka koltuk.
  • Yaka.
  • Koltuk.
  • Kumaş.
  • Minik kuş.

Dickie ingilizcede ne demek, Dickie nerede nasıl kullanılır?

Dickies : Hastalıklı. Minik kuş. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Sarsak. Kötü. Çürük. Papyon. Şoför mahalli. Önlük. Yaka.

Dickinson : Alabama eyaletinde şehir. Emily dickinson (1830-1886). Soyadı. Kuzey dakota eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Ben hiç kimseyim! sen kimsin? yazarı. Toplumdan izole yaşam tarzıyla ünlü amerikalı şair.

Emily dickinson : Toplumdan izole yaşam tarzıyla ünlü amerikalı şair. Ben hiç kimseyim! sen kimsin? yazarı. Emily dickinson (1830-1886).

Dick around : Dalga geçmek. Oyalanmak. Aylak aylak dolanmak. (argo) dalgasına bakmak. Boş boş takılmak.

Dick seat : Katlanır sandalye. Katlanabilir oturak. Katlanır koltuk.

Up to dick : Tilki gibi. Akıllı. Zeki. Cingöz. Çok bilmiş. Kurnaz.

Dicke rock : Damar kayacı. Kayaçların gelişigüzel çatlak ve yarıklarını doldurmuş olan magmanın katılaşmasıyle oluşmuş magma kayacı.

Clever dick : Zeki geçinen tip. Sivri akıllı. Ukala dümbeleği. Kendini beğenmiş. Herşeyi bildiğini zanneden. Çok bilmiş. Ukala. Bilgiçlik taslayan. Akıllı görünmeye çalışan kimse.

 

Dickensian : Dickens'e ait. Charles dickens ile ilgili veya onun yazı üslubu. Dickens'a ait veya o tarzda.

Dickcissel : Sarılı çinte. Serçeye benzeyen ve anavatanı güney ontario (kanada) ile orta birleşik devletler olan bir kuş türü.

İngilizce Dickie Türkçe anlamı, Dickie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dickie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Materials : Üretim gereçleri. Malzemeler. Ara malları. Levazım. Bez. Malzeme. Materyal. Materyaller.

Axillas : Koltukaltı. Dal ile sap arası köşe. Koltuk altı. Ön kol. Koltuk altı (zooloji terimi). Aksilla.

Contexture : Bünye. Yapı. Dokuma. Tertip. Düzen.

Dickybird : Çürük. Sarsak.

Dickeybird : Çürük (yetişkinlerin çocuklarla konuştukları zaman kullandıkları bir tabirdir). Sarsak.

Stuff : Şey. Macunlamak. Zırva. Uyuşturucu. Hamur. Tıkmak. Madde. Tıkıştırmak. Kereste.

Birdie : Golfte tek vuruşta parın bir gerisi. Golfte bir vuruş. Kuşcağız. Golfte iki vuruşta sayı.

Edging : Kenar şeridi. Kenar süsü. Şerit. Kenar yapma. Sınır. Kenarlık. Kenar profili. Kenar düzleme. Bordur.

Bibbed : Göğüslük. Alkolik olmak. Mutfak önlüğü. Çocuk önlüğü. Çok içmek. Eğri ağızlı alaturka musluk. Mama önlüğü. Bebek önlüğü. Tulum.

Dickie synonyms : dickie seat, dickey seat, dicky seat, elbow chair, bird, dickey bird, neck, flange, fowl, collarette, easy chair, dickeys, dickies, armpit, drapet, insert, aproning, collars, flattery, stuffs, birdies, drapery, official position, bibs, axil, birdieing, drapes, aprons, neckline, edgings, axilla, pit, cloth.