Materials türkçesi Materials nedir
Materials ile ilgili cümleler
English: Construction materials are very expensive at this time.
Turkish: Yapı malzemeleri bu sıralar çok pahalı.
English: Building materials are expensive now.
Turkish: İnşaat malzemeleri şimdi pahalıdır.
English: I want to start learning French. Can you recommend me any materials to study with?
Turkish: Fransızca öğrenmeye başlamak istiyorum. Çalışmak için bana biraz malzeme tavsiye edebilir misin?
English: I have not yet collected sufficient materials to write a book.
Turkish: Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.
English: I wonder what materials the garment is made of.
Turkish: Giyim eşyasının hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorum.
Materials ingilizcede ne demek, Materials nerede nasıl kullanılır?
Materials advance on preciousness : Değerli özdekler öndeliği. Değerli özdeklerin tutusu karşılığı alınan borç para, ya da sağlanan öndelik.
Materials engineering : Gereç mühendisliği.
Raw materials markets : İlkel, ham özdek ederlerini saptayan genel satak. Hammadde piyasası. Hammadde pazarı. İşlenmemiş özdek genelsatağı.
Absorbable sutures materials : Sentetik veya doğal olan ve vücut tarafından emilebilen dikiş malzemesi, absorbe olan dikiş materyali. Emilebilen dikiş malzemesi.
Applied materials : California'da (abd) büyük bir bilgisayar şirketi (elektronik çip imalatına donanım sağlayan en büyük tedarikçilerden biri).
Basic materials : Çıkış maddeleri. Hammadde.
Audio visual educational materials : Görsel-işitsel eğitim gereçleri. Şerit-film, film, harita, resim, fotoğraf gibi görme ve işitme duyularına yönelik, eğitim ve öğretimde kendilerinden yararlanılan türlü gereçlere verilen genel ad.
Audio visual materials : Gör-işit gereçleri. Film, şerit film, plak, ses bandı vb. gibi göze ve kulağa seslenen gereçler. Görsel-işitsel materyaller.
Creating from raw materials : Ham maddeden üretme.
Bill of materials : Bir mal ve hizmet üretimi için gerekli olan makine ve parçaların ayrıntılı dökümü. Malzeme listesi. Gereç listesi. Üretim için imalata verilen malzemenin nitelik ve nicelik şartnamesi. Malzeme evsaf listesi. Materyal listesi. Bir ürünü imal etmek için gerekli bileşenlerin detaylarının hiyerarşik listesi.
İngilizce Materials Türkçe anlamı, Materials eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Materials ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Information : İstihbarat. Danışma. Enformasyon. İddia. Bilgi. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. İlmi vukuf. Haber. Şikayet.
Paper : Sınav soruları. Geçersiz. Bildiri. Duvar kağıdı ile kaplamak. Üzerine kağıt kaplamak. Duvar kağıdıyla kaplamak. Kağıt üzerinde kalan. Örtbas etmek. Kağıt.
Rock : Kayalık. Rak. Kayaç. Sallanmak. Şaşırtmak. Şok olmak. Zorlaştırmak. Rock yapmak (müzik). Sarsmak.
Sorbent : Soğuran. Emici madde. (kimya) sorbent.
Sorbate : Sorbik asidin tuzu. Sorbat. Sorbik asit tuzu.
Impregnation : Empoze etme. Fizik, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Emprenye etme. Aşılama. Emdirme. Süngerimsi özdekleri yapışkan bir sıvı ile doyurma. Doyurma. Hamile bırakma. Bir katıyı, istenen özelliği olan bir sıvıyla doyurma. Emprenye etme usulü.
Stuffs : Madde. Uyuşturucu. Öz. Şey. Kağıt hamuru. Kaçak içki. Hamur. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Saçma.
Rehash : Tekrar ısıtmak. Yeniden ele alma. Tekrarlama. Farklı bir biçimde yazmak veya söylemek (başka birinin yazdıklarını veya söylediklerini). Aynen çıkarmak. Aynen sunma. Temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp ortaya koymak. Yeniden ele almak.
Glandula : Glandüla. Glandula. Salgı yapan özelleşmiş hücre veya hücreler topluluğu, glandula. hlk. sığır gövde etinde, boyun yan kaslarından yapılan pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma. Beze. Salgılama organı.
Kits : Alet çantası. Araç gereç. Pılı pırtı. Alet takımı.
Materials synonyms : floc, sorbent material, adhesive material, detergent builder, adhesive agent, abrasive material, particulate matter, plant substance, colouring material, vernix caseosa, hazmat, plant material, adhesive, contexture, transparent substance, equipages, mote, vernix, furniture, wadding, atom, requisites, fluff, floccule, utensils, cloths, dielectric, material, dickie, speck, translucent substance, fill, precursor.
Materials zıt anlamlı kelimeler, Materials kelime anlamı
Insulator : Yalıtkan madde. Yalıtkan. Yalıtıcı madde. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. İzolatör. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Fincan. Yalıtaç. Yalıtım işçisi.
Conductor : Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olan (özdek, nesne vb.). Önder. Konduktor. Rehber. İleten, nakleden, bağlayan. Paratoner. Koro şefi. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. İdareci. Şef (orkestra veya koro için).
Unworldly : Toy. Tinsel. Saf. Manevi. Ruhani. Bu dünya ile ilgili olmayan. Uhrevi.

Bu kısımda Materials kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Materials ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Materials anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Materials ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.