Bez nedir, Bez ne demek

Bez; bir biyoloji terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput.
  • Herhangi bir cins kumaş.
  • Kumaş veya dokumadan yapılmış.
  • İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ.
  • Herhangi bir iş için kullanılan dokuma
  • Pamuktan, düz dokuma.

"Bez" ile ilgili cümleler

  • "Çadır bezi. Yelken bezi."
  • "Botlarımı çıkartırken yatağın altında Mine'nin bez terliklerini görüyorum." - A. Ümit
  • "Tükürük bezleri. Pankreas bezi."
  • "Arkamıza kefenimsi bezler geçirip kuşakla bağladılar." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Deri altında yara ve benzeri nedenlerle oluşan ağrılı şişkinlik.

Bu defa, bu sefer.

Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı

Altından su çıkan ufak çayırlık.

Yalnız, sadece.

Sinek.

Dokuma

Biyoloji'deki anlamı:

Organizmada kullanılmak ya da dışarı çıkarılmak üzere salgı yapan özelleşmiş bir hücre (tek hücreli bez) ya da özelleşmiş hücreler topluluğu (çok hücreli bez). Salgılarını bir kanalla boşaltan (dış salgı bezleri: ekzokrin bezler) ya da doğrudan kana veren (iç salgı bezleri: endokrin bezler), salgılarını tek kanalla boşaltan basit bezler (basit tüp, dallı tüp, bükülmüş tüp, asinar bezler), birden fazla kanalla boşaltan bileşik bezler (bileşik rübüler, bileşik asinar, bileşik tübüloasinar bezler), salgılarını sitoplâzma kaybı olmadan salgılayan (merokrin), az kayıpla salgılayan (apokrin) ya da hücrenin de tahrip olmasıyla salgılayan (holokrin) tipleri, yoğun salgılı (mükoz) ya da daha sıvı salgılı (seröz) bezler gibi gruplandırılan çeşitli özellikteki hücreler topluluğu.

 

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Salgı yapan özelleşmiş hücre veya hücreler topluluğu, glandula.

Sığır gövde etinde, boyun yan kaslarından yapılmış olan pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılmış olan pastırma.

Zooloji alanındaki anlamı:

Vücutte kullanılmak ya da dışarı atılmak üzere salgı yapan özel bir göze ya da özel gözeler topluğuğu.

İngilizce'de Bez ne demek? Bez ingilizcesi nedir?:

gland, glandula

Osmanlıca Bez ne demek? Bez Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

gudde

Bez tanımı, anlamı:

Bez bağlamak : Dileğin yerine gelmesi ümidiyle yatıra veya ağaca bir parça çaput veya eski kumaş parçası bağlamak. bebeklere altlarını kirletmesinler diye bez koymak.

Bezi herkesin arşınına göre vermezler : "genel kurallar kişilerin isteklerine göre bozulmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Bezini yıkamak : Bebeklerin altına bağlanan bezi temizlemek. çok emek sarf etmek.

Gazlı bez : İnce ve seyrek olarak dokunmuş, çeşitli boyut ve biçimlerde hazırlanmış tıbbi malzeme.

Ham bez : Fabrikadan çıkmış, işlenmemiş kumaş.

Kozalaksı bez : Beynin altında bulunan küçük bir bez.

Sarı bez : Görmeyenlerin tanınmak için kollarına taktıkları, üzerinde üç siyah noktanın bulunduğu sarı renkli bant.

 

Soğuk bez : Keten ipliğinden yapılmış, tülbende benzeyen bir tür ince, seyrek bez.

Amerikan bezi : Pamuktan düz dokuma, kaput bezi.

Bal özü bezi : Bitkilerin yaprak, yumurtalık ve erkek organlarının dibinde bulunan ve bal özü çıkaran bez.

Baş bezi : Mendil.

Bombe bezi : Ayakkabı sayalarının burun bölümlerine içten dikilen bir kumaş türü.

Branda bezi : Branda.

Bulaşık bezi : Bulaşıkları yıkamak için kullanılan bez.

Çadır bezi : Pamuk veya ketenden dokunmuş kalın, sık bir bez türü.

Çocuk bezi : Bebeklerin altına bağlanan bez.

El bezi : Kurulama ve temizleme işlerinde kullanılan bez.

Etek bezi : Kundak çocuklarının belden aşağısına sarılan bez.

Japon bezi : Japonya'da üretilen bir bez.

Kaput bezi : Amerikan bezi.

Kefen bezi : Kefen.

Namaz bezi : Namaz örtüsü. Başa örtülen bir örtü türü.

Pamuk bezi : Pamuktan dokunan bez.

Sargı bezi : Keten veya pamuk ipliğinden üretilen ve mikroplardan arındırılmış şerit biçiminde kesilmiş, vücudun belli bir bölgesini sarmak için yapılmış bağ.

Sofra bezi : Sofranın altına serilen yaygı.

Şeytan bezi : Erkek elbisesi yapımında kullanılan kadife dokunuşlu bir tür pamuk kumaş.

Şile bezi : Gecelik, gömlek, peçete yapımında kullanılan, bir tür ince, yıkanabilir pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Taharet bezi : Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra kullanılan küçük kurulama bezi.

Toz bezi : Toz almakta kullanılan bez.

Ütü bezi : Ütülenen şeyin yanmaması için üzerine serilen, nemli veya kuru olarak kullanılan ince pamuklu bez.

Yelken bezi : Yelken yapmaya yarar kalın bez.

Bez tüyler : Bitkilerde salgı çıkaran tüyler.

Ak kan bezi yangısı : Lenf düğümleri iltihabı, adenit.

Böbrek üstü bezi : Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez.

Dil altı bezleri : Dilin altında bulunan tükürük bezleri.

Er bezi : Erkeklik hormonunu oluşturan erkek cinsiyet bezi, yumurta, husye, haya, testis.

İç salgı bezi : Salgısı bir boşaltım kanalı yerine doğrudan doğruya kana karışan bez.

Kalkan bezi : Tiroit bezi.

Kulak altı bezi : Kulağın yakınında bulunan tükürük bezlerinin en büyüğü.

Meme bezi : Memenin süt salgılayan dokusu.

Paratiroit bezi : Tiroit bezinin yanında yer alan, kandaki kalsiyum düzeyinin normalde tutulmasını denetleyen hormonu salgılayan bez.

Ter bezi : Derinin içinde bulunan ve ter salgılayan bez.

Tiroit bezi : Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi, tiroit.

Yağ bezi : Yağ bezleri.

Gözyaşı bezleri : Gözyaşı ve göz kapağında bulunan bezler, gözyaşı bezeleri.

Tükürük bezleri : Dil, çene ve kulak altında bulunan, tükürük salgılayan üç çift bez.

Yağ bezleri : İçinde yağ bulunan veya yağ salgılayan bezler, yağ bezi.

Düz : Yalın, sade, süssüz. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Çizgisiz, desensiz ve tek renkli. Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Düz rakı. Yayvan, altı derin olmayan. Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi.

Dokuma : Dokumak işi, tekstil. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Sadece. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber.

Cins : Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf. Soy, kök, asıl. Tür, çeşit. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Bez ağartmak : El tezgâhında dokunan ipek bezi, rengini açmak üzere inek pisliğine yatırmak.

Bez bağlantı : Üfleç titreşiminin hava kanallarına geçmesini önlemek amacıyla yapılan bir ekleme.

Bez bedrek : Manifatura, her çeşit kumaş, bez dokumalar.

Bez belek : Kundak, çocuk bezi.

Bez çözmek : İpliği kalemlerle eriş haline getirmek.

Bez epiteli : Kandan aldıkları bazı temel maddeleri kullanarak oluşturdukları salgı maddelerini depolayan ya da salgılayan, çok köşeli, kübik ya da silindirik hücre ya da hücrelerden oluşan epitel. İç salgı bezleri (endokrin) ve dış salgı bezleri (ekzokrin) olmak üzere iki kısma ayrılır. (biyoloji) Salgı maddesini üreterek bir kanalla ya boşluklu organların lümenine veya vücut yüzeyine veren, dış salgı bezi ve iç salgı bezi olmak üzere iki grubu oluşturan özelleşmiş hücrelerin oluşturduğu bezler, salgı epiteli.

Bez kalıp : Eğmeçli köşelere kaplama yapıştırmada yararlanılan, ağaç ve sağlam bezden hazırlanan yardımcı aygıt.

Bez unları : Kesilen memeli hayvanların karaciğer ve diğer salgı bezi dokuların kurutulmasıyla ve bunların suda çözünebilen maddelerinin özütlerinin kurutulmuş unları.

Bez zımpara : Tanecikleri bez üzerine yapıştırılarak hazırlanan zımpara.

Bez ile ilgili Cümleler

  • Bir bez al ve bu pisliği temizlememe yardım et.
  • Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.
  • Bebeğin bez değişimine ihtiyacı var.
  • Bez çok pis kokuyor.
  • Bence bez mendilleri kullanabilirdik.

Diğer dillerde Bez anlamı nedir?

İngilizce'de Bez ne demek? : [Bez] n. cloth, fabric, linen, gland, swab, materials

v. be tired of life, be pessimistic about life, be world weary, be sickened with

Fransızca'da Bez : linge [le], toile [la], glande [la]

Almanca'da Bez : n. Drüse, Leintuch, Tuch

Rusça'da Bez : n. материя (F), тряпка (F), полотнище (N), железа (F)

adj. железистый, матерчатый