Rock türkçesi Rock nedir

  • Sarsılmak.
  • Kayalık.
  • Şok olmak.
  • Kaya.
  • Kayaç.
  • Sarsmak.
  • Rak.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Rock yapmak (müzik).
  • Rock yapmak (dans).
  • Sallamak.
  • Şaşırtmak.
  • Şok etmek.
  • Bir tür şekerleme.
  • Zorlaştırmak.
  • Irgalamak.
  • Sallanmak.
  • Sallayarak uyutmak.

Rock ile ilgili cümleler

English: A few months later he left the rock band.
Turkish: Birkaç ay sonra o rock müzik grubunu terk etti.

English: A monster lay on a rock near the top of the mountain.
Turkish: Bir canavar dağın zirvesine yakın bir kayanın üzerinde yatıyordu.

English: Ali and Mary have jumped together from Pulpit Rock with a parachute. It was a short but magical experience.
Turkish: Ali ve Mary birlikte Pulpit Rock'tan paraşütle atladılar. Kısa ama büyülü bir deneyimdi.

English: A rock fell from above.
Turkish: Yukarıdan bir kaya düştü.

English: A fallen rock barred his way.
Turkish: Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.

Rock ingilizcede ne demek, Rock nerede nasıl kullanılır?

Rock and roll : Rock and roll tarzı müzik. Rakınrol. Hadi başlayalım. Rock'n'roll. Rock.

Rock asphalt : Kaya asfaltı.

Rock basin : Buzul çanağı. Bir buzul koyağı tabanında, aşırı oyulma sonunda oluşan ve koyağı genişleten çanak biçimli çukur.

Rock bed : Kaya taban. Kaya tabanı.

Rock bolting : Kaya saplaması.

 

Rock climber : Kayalara tırmanan kimse.

Rock breaker : Taşocağı. Tak tak. Kaya parçalama makinesi. Kaya kırıcı.

Rock bottom : Asgari. Minimum (ücret vb). Taban. Varılabilecek en düşük düzey. Kaya tabakası. En düşük düzey. En aşağı düzey. En düşük fiyat düzeyi. En düşük nokta. En aşağı nokta.

Rock burst : Kaya patlaması.

Rock bottom prices evaluation method : En düşük ederle değerlendirme yöntemi. Varlığın dengelem günündeki geçerli ederinin tümdeğerinden düşük olması nedeniyle geçerli eder temel alınarak yapılan değerleme yöntemi.

İngilizce Rock Türkçe anlamı, Rock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complicating : Karıştırmak. Güçleştirmek. Karışık. Çetrefilli. Karmaşıklaşan. İçinden çıkılmaz hale getirmek.

Toffee : Karamela. Dalkavukluk. Bonbon. Şekerleme.

Bamboozles : Üçkağıda getirmek. İşletmek. Kafeslemek. Aldatmak. Kandırmak. Kazıklamak. Yamuk yapmak.

Dawdles : Salınmak. Aylaklık etmek. Zaman harcamak. Boşa geçirmek. Eğlenmek. Ağır davranmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. İşi ağırdan almak. Oyalanmak.

Sill : Pervaz. Dayanmalık. Damar katman. Kapı eşiği. Taban. Katman. Altlık. Kaya yatağına paralel volkanik kaya tabakası. Eşik. Denizlik (pencere için).

Dillydallies : Başka bir zamana bırakmak. (argo) oyalanmak. Ertelemek. Ağır davranmak. Vakit öldürmek. Geciktirmek. Ayak sürümek. Zaman geçirmek. Oyalanmak.

Swag : Promosyon ürünleri. Çiçekli asma dekor. Kaparoz. Çalıntı (oto teyp vb). Para. Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Çalıntı mal. Yağma. Promosyon olarak verilen ürünler.

 

Jarred : Karşıt olmak. Gıcırdatmak. Çatışmak. Kulak tırmalamak. Gıcırdamak. Çatlak ses çıkarmak. Uymamak. Didişmek.

Bump : Çarpma sesi. Sarsıla sarsıla gitmek. Küt. Tümsek. Güm diye. Vurma. Yumru. Şişlik. Çarpışmak.

Be cut up : Mahvolmak. İncinmek.

Rock synonyms : rock outcrop, natural object, wall rock, clastic rock, move back and forth, appaling, rocks, affects, flirt, obstructing, crags, bob, obstruct, buffet about, dawdled, be at a loss, be slung from, amaze, advance per shift, becloud, be shaken, crystal, brandishes, dally, astonish, bowlder, abandon, outcropping, abandoned mine, reefy, jerk, become loose, complicates.

Rock zıt anlamlı kelimeler, Rock kelime anlamı

Artifact : İnsan eliyle yapılmış şey. Yapı. İnsan eliyle yapılan şey. Eser. Yapaylık. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapay olgu. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan yapımı.

Bad person : Kötü kimse. Kötü kişi. Günah işleyen kimse. Düzenbaz. Günahkar. Suça yatkın kimse. Aldatıcı. Kötü insanoğlu. Kriminal kimse. İyi olmayan kimse.

Rock ingilizce tanımı, definition of Rock

Rock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move or be moved backward and forward. The staff or frame about which flax is arranged, and from which the thread is drawn in spinning. To totter. To be violently agitated. To reel. A distaff used in spinning. To cause to reel or totter. A large concreted mass of stony material. As, to rock a cradle or chair. [Bakınız: Roc]. To cause to sway backward and forward, as a body resting on a support beneath. A large fixed stone or crag. [Bakınız: Stone]. To cause to vibrate.