Bankside türkçesi Bankside nedir

  • Londra'da thames nehrinin güney kıyısında bir bölge.

Bankside ingilizcede ne demek, Bankside nerede nasıl kullanılır?

Banks of the jordan : Ürdün nehri'nin kıyıları. Ürdün kıyıları.

Banks union : Bankalar arasındaki dayanışmanın sağlanılması, yersiz girişim ve yarışımların önlenilmesi amacıyla kurulan tüzelkişi durumundaki birlik. Bankalar birliği.

The banks association of turkey : Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Türkiye bankalar birliği.

African assocation of central banks : Afrika merkez bankaları birliği. Afrika ülkeleri merkez bankaları arasında para, bankacılık ve maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968 yılında oluşturulmuş kuruluş.

Cash in banks : Genel olarak bir bankanın kasalarında bulunan belgitler, ödekler ve değerli kağıtların tümü. bir bankaya gerçek ya da tüzel kişilerce yatırılan paralara ilişkin sonuçları, para alma ve verme işlemlerini izleyebilmek amacıyla kendilerine bankalarca verilen yazılık. Banka yazılığı.

 

Bankseat : Bir köprünün temeli.

The river burst its banks : Nehir kıyılarını patlattı. Nehir kıyılarını sular altında bıraktı. Nehir yatağından taştı. Nehir taştı. Nehir kenarındaki setleri patlattı.

Investment banks : Anamal ve paralarını tecim bankalarının tersine olarak uzun süreli yatırımlara bağlayan kuruluşlar. Yatırım bankaları.

Merchant banks : Dış ticaretin finansmanında uzmanlaşmış bankalar. Ticaret bankaları. İş bankaları.

Due from banks : Bankalardaki varlıklar. Bankalardaki paralar.

İngilizce Bankside Türkçe anlamı, Bankside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bankside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nates : Kabaetler. Kıç. Kalça. Kaba et bölgesi.

Keister : Arka. Göt. Kıç. Popo.

Fanny : But. Vajina. Göt. Kadın cinsel organı. Kaba et. Am (ingiliz ingilizcesi). Kıç. Kuku.

Buttocks : Küfe. Kaba et. Kıç. Arka. But. Kalça. Popo.

Posterior : Geri. Sonraki. Arka, arkada bulunan, arka kısımla ilgili. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Posteriyör. Gerideki. Posteriyor. Sonra gelen. Popo. Ardıl.

Torso : Gövde. Kolsuz. Gövde heykeli. Kolsuz ve başsız gövde. Ve başsız insan vücudu. Heykel gövdesi. Gövde (insana ait). İnsan gövdesi. Yarım kalmış çalışma. Bacaksız.

Derriere : (fransızca) arka. Kıç. Bir kimsenin arka tarafı. Popo. Arka.

Tail : Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Kuyruk yapmak. Gütmek. Azalmak. Göt. Yakından izlemek. Kuyruk takmak. Yazı. Sapını ayıklamak. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi.

 

Behind : Kıç. Peş. Kıç (argo terim). Geride. Geç. Ardındaki. Arkasında. Geriye. Arkadan. Popo.

Body : Karoser. Birlik. Hacim. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Esas. Kütle. Vücut. Nesne. Kurul. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü.

Bankside synonyms : hind end, body part, tooshie, bottom, butt, hindquarters, rear end, seat, tush, face, trunk, tail end, buns, prat, rump, bum, can, nape, rearward, stern, arse, back end, nucha, rear, ass, scruff, fundament, side.

Bankside zıt anlamlı kelimeler, Bankside kelime anlamı

Front : İle karşı karşıya olmak. Cephe. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Ön. Önyüz. Bakmak. Çehre. Örtübaşı. Önde yer alan. Paravana.

Bankside ingilizce tanımı, definition of Bankside

Bankside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The slope of a bank, especially of the bank of a steam.