Barred türkçesi Barred nedir

Barred ile ilgili cümleler

English: He has been barred from the club.
Turkish: Klüpten men edilmiştir.

English: A fallen rock barred his way.
Turkish: Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.

English: They barred journalists from reporting on the elections.
Turkish: Onlar gazetecileri seçimlerle ilgili rapor vermekten engelledi.

English: She was barred from the club.
Turkish: O, kulüpten men edildi.

English: Ali was barred from a women-only dinner.
Turkish: Ali bir kadınlar-sadece akşam yemeği tarafından men edildi.

Barred ingilizcede ne demek, Barred nerede nasıl kullanılır?

Barred warbler : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından 16.5 cm kadar uzunlukta, üst kısmı gri, alt kısmı beyaz renkli olan, avrupa ve asya'nın orman ve parklarında yaşayan, türkiye'de trakya'da, ege, marmara ve karadeniz sahil bölgelerinde kuluçkaya yatan, böcek, böcek larvaları ve meyve taneleri ile beslenen göçmen bir tür. Çizgili ötleğen.

Barred window : Parmaklıklı pencere.

Access barred : Erişim engelli. Engellenmiş erişim.

Incoming calls barred : Gelen çağrılara kapalı.

 

Outgoing calls barred : Giden aramalara kapalı.

Barre chord : Telli çalgılarda bir parmağın klavye üzerinde aynı anda birden fazla tele basmasıyla elde edilen akor. Kapalı akor.

Barrel along : Hızla geçmek. Hızlıca gitmek.

Barre : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Bale tutamağı. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde şehir.

Disbarred : Barodan ihraç edilmiş. Barodan kovulmuş. Barodan kovmak. Barodan ihraç etmek. Barodan atılmış.

Statute barred : Zaman aşımına uğramış. Zamanaşımına uğramış. Hükümsüz. Geçersiz.

İngilizce Barred Türkçe anlamı, Barred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Siderous : Sideroz.

Unallowed : Müsade edilmeyen. Yasak.

Ferr : Demir.

Ferro : Demir.

Striped : Yol yol. Şeritli. Yollu ince şerit. (kumaş) çizgili. Tekir (kedi). Çizgi çizgi.

Barricaded : Barikat kurmak. Barikatlı. Siperli. Barikat kurarak savunmak.

Verboten : Kanunen yasaklanmış. Yasak (alm). (almancadan) yasak. İzin verilmeyen. İzinsiz. Yasaklı.

Ribboned : Kurdeleli. Bantlı. Geniş çizgili. Şeritli.

Inhibited : Çekingen. Yasaklanan. Duygularını pek dışa vuramayan. Önlenmiş. Engellenmiş. Utangaçlık yaşayan (psikoloji terimi). Zapt edilmiş. Utangaç. Çekingenlik yaşayan.

Ferriferous : Demir içeren. Demir ihtiva eden.

Barred synonyms : obstructed, brindles, banded, embargoed, fasciated, chalybeate, enjoined, liney, grilled, slag, slut, ferreous, brindled, furrowy, proscribed, ferri, streaked, prohibited, balustered, banned, under a ban, ruled, outlawed, stripy, liny, streakiest, streaky, crossed, ferruginous, forbidden, linier, streakier, dashed.

 

Barred zıt anlamlı kelimeler, Barred kelime anlamı

Unobstructed : Tıkanmamış. Engelsiz. Tam. Açık. Kapatılmamış. Engellenmemiş.

Unmarked : Not verilmemiş. İşaretsiz. İşaretlenmemiş. Damgasız. Belirtisiz. Çizgisiz. Demarke. İfadesiz. Markasız.