Inhibited türkçesi Inhibited nedir

  • Utangaç.
  • Zapt edilmiş.
  • Çekingenlik yaşayan.
  • Engellenmiş.
  • Bastırılmış.
  • Yasaklanmış.
  • Önlenmiş.
  • Tutulmuş.
  • Yasaklanan.
  • Duygularını pek dışa vuramayan.
  • Utangaçlık yaşayan (psikoloji terimi).
  • Çekingen.

Inhibited ingilizcede ne demek, Inhibited nerede nasıl kullanılır?

Input inhibited time : Girişin önlendiği süre.

Disinhibited : Daha az kısıtlamak. Utangaçlıktan kurtulmasına yardım etmek.

Uninhibited : Serbest. Sınırsız. Çekinmesiz. Yasaklanmamış. Teklifsiz. Engellenmemiş. Serbest davranışlı. Ketlenmemiş. Sınırlandırılmamış. Kısıtlanmamış.

Uninhibitedly : Engellenmemiş veya sınırlandırılmamış bir tarzda. Çekingen olmayan bir şekilde.

Inhibiter : Önleyen. Engelleyen kimse veya şey. Tutan. Bastıran kimse veya şey. Zapt eden. Engelleyici.

Inhibitions : Tutukluluk. Menetme. Kısıtlamalar. Engelleme. Çekingenlik. Tutma. Kısıtlama.

Inhibiting : Bastırıcı. Önleyici. Engelleyen. Tutan. Zapt edici. Engelleyici.

Inhibit : Ketlemek. Engellemek. Ket vurmak. Durdurmak. Tutmak. İnhibe etmek. Yasaklamak. Dizginlemek. Önlemek. Engel teşkil etmek.

Inhibit signal : Ketleme sinyali. Önleme işareti.

Inhibit pulse : Ketleme vurumu.

İngilizce Inhibited Türkçe anlamı, Inhibited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inhibited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Barred : Çizgili. Parmaklıkla kapalı. Yollu. Demir parmaklıklı. Çubuklu. Demirli. Demirlenmiş. Parmaklıklı. Men edilmiş.

Distrustful of oneself : Kendine güveni olmayan.

Foiled : Folyo kaplı. Küçük eğimlerle veya kavislerle süslenmiş (mimarlık).

In love : Sevdalı. Başı dumanlı. Aşık.

Gawkier : Aval. Biçimsiz ve hantal. Beceriksiz. Sakar. Hantal. Bacakları uzun. Ahmak.

Verboten : Kanunen yasaklanmış. İzin verilmeyen. Yasak (alm). Yasaklı. İzinsiz. (almancadan) yasak.

Forbidden : Memnu. Men edilmiş. Yasak. İzinsiz.

Demurer : Uslu. Ciddi. Vakur. Mütevazı. Ağırbaşlı. Sözde mahcup. Ölçülü.

Smitten with : Vurgun yemiş. Vurulmuş. Yakalanmış.

Dissocial : Asosyal.

Inhibited synonyms : lovestruck, afflicted with, bottled, embargoed, afflicted, knackered, illegalized, prohibited, proscribed, reserved, deterred, extinguised, bashful, meaner, interdicted, chinless, backward, gawky, knacked, stifled, bottled up, entrapped, contained, suppressed, faint, unauthorised, enamored, controlled, curbed, strangled, thwarted, inconversable, impounded.

Inhibited zıt anlamlı kelimeler, Inhibited kelime anlamı

Unrestrained : Denetimsiz. Zaptedilmeyen. Serbest. Zapt edilmemiş. Kontrolsüz. Frenlenmemiş. Zaptedilmemiş. Dinmeyen. Önü alınmamış. Aşırı.

Unreserved : Açık. Şartsız. İçten. Tam. Kayıtsız. Açıksözlü. Sınırlanmamış. Sınırsız. Çekinmeyen. Samimi.

Uninhibited : Sınırlandırılmamış. Teklifsiz. Yasaklanmamış. Engellenmemiş. Sınırsız. Serbest. Çekinmesiz. Serbest davranışlı. Ketlenmemiş. Kısıtlanmamış.