Smitten with türkçesi Smitten with nedir

  • Vurulmuş.
  • Vurgun yemiş.
  • Yakalanmış.
  • Tutulmuş.

Smitten with ingilizcede ne demek, Smitten with nerede nasıl kullanılır?

Smitten : Yakalanmış. Rahatsız. Kapılmış. Tutulmuş. Vurulmuş. Abayı yakmış. Aşık. Etkilenmiş. Vurgun.

With : İle. Beraberinde. Sayesinde. -e karşın. Li. -lı. İle ilgili. Birlikte. -la. Nedeniyle.

Smitten with the plague : Vebalı. Vabaya yakalanmış.

Be smitten with : Kapılıvermek (güzel bir şeye). Birdenbire vurulmak (birisine). Çok hoşlanmak (güzel bir şeyden). Yakalanmak. Tutulmak. Abayı yakmak. Birdenbire (bir hisse) kapılmak.

Abound with : Taşma. İle dolu olmak. Çok olmak (bir yerde). Bol olmak (bir yerde). Dolu olma.

Abreast with : Ayak uydurarak.

İngilizce Smitten with Türkçe anlamı, Smitten with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smitten with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhibited : Duygularını pek dışa vuramayan. Çekingen. Zapt edilmiş. Önlenmiş. Yasaklanmış. Yasaklanan. Engellenmiş. Utangaçlık yaşayan (psikoloji terimi). Utangaç.

Battered : Yıpranmış. Dövülmüş. Hurdası çıkmış. Süt. Ezilmiş. Hırpalanmış. Yumurta. Pane harcı vb ile kaplanmış. Un.

Impounded : Hapsedilmiş. Kuşatılmış. El konulmuş. Haczedilmiş. Kapatılmış.

 

Enamored : Meftun. Vurgun. Aşık. Düşkün. Abayı yakmış. Gönül vermiş. Hayran.

Nabbed : Kapmak. Yakalamak.

Detained : Sorgulanmak üzere tutulan. Nezarethanede. Gecikmiş. Göz altında. Tutuklanmış. Alıkonmuş. Göz altına alınmış.

Entoiled : Tuzağa düşmüş. Şaşırtılmış.

Afflicted : Bağrı yanık. Özürlü. (hastalık) çeken. Dertli. Üzgün. Hastalığa yakalanmış. Zihinsel özürlü. Bedensel özürlü. Uğramış.

Engaged : Angaje. Dolu. Bağlantılı. Meşgul. Birbirine geçmiş. Bağlı. Rezerve. Meşgul (telefon). Bağlanmış.

In love : Aşık. Başı dumanlı. Sevdalı.

Smitten with synonyms : caught, reserved, restrained, captured, stricken, snatched, lovestruck, entrapped, hired, afflicted with, smitten, kept, bated, smote.