Based on türkçesi Based on nedir

  • Temel alınarak.
  • -nın üzerine kurulu.
  • Yola çıkarak.
  • -si temelinde.
  • -e dayalı.
  • -den kaynaklı olarak.
  • -e dayanarak.
  • İstinaden.
  • -sı temelinde.
  • Bağlı olarak.
  • Baz alınarak.
  • -e bağlı.
  • -den ötürü.
  • -in üzerine kurulu.

Based on ile ilgili cümleler

English: Her argument was not based on facts.
Turkish: Onun iddiası gerçeklere dayalı değildi.

English: All life is based on chemistry and all living things are composed of chemical compounds.
Turkish: Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.

English: By 1845, Le Verrier had become interested in the motion of the planet Uranus. Uranus did not have the orbit scientists expected it to have based on their mathematical calculations.
Turkish: 1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.

English: Fantasy is based on reality.
Turkish: Fantezi gerçeğe dayalıdır.

English: His argument was based on facts.
Turkish: Onun argümanı gerçeklere dayalıydı.

Based on ingilizcede ne demek, Based on nerede nasıl kullanılır?

Based : Dayandırılmış. Yerleşik. Temeli. Kurulmuş. Esaslı. İstinat edilmiş. Bulunan. Merkezli. Tesis edilmiş. Dayalı.

On : Çakırkeyif. Devrede. İle. Esnasında. Yönünde. Hazır. Yanmak. Olmakta olan. Makbul. Giyilmiş.

 

Based on a contract : Sözleşmeli.

Based on mutual respect : Karşılıklı saygı üzerine kurulu. Karşılıklı saygıya dayalı.

Being based on : Bağlı olmak. Kaynaklanmak. İleri gelmek. Dayanmak.

Import based on special agreements : Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları kapsamında yapılan ve “ithalat” yönetmeliği’nce düzenlenen dışalım türü. Özel anlaşmalara dayanan dışalım.

Documents based on : Dayanan belgeler.

İngilizce Based on Türkçe anlamı, Based on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Based on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

By virtue of : Sonucu olarak. Binaen. -in sayesinde. Sebebiyle. -den dolayı. Gereğince. Yüzünden. Dolayı.

From : -den. -dan. -den beri. Bir farkı gösterir. Den. Dolayı. İtibaren. -den bu yana. (bir yer)den.

Adapted from : -den uyarlanmış. Esasına dayanarak yapılmış olan. E- dayalı.

As to : -e göre. İse. Göre. İle ilgili olarak. -e ilişkin olarak. -e dair. Gelince. Hakkında. -e gelince.

Contingent on : -e tabi. Şarta bağlanmış.

Depending on : Müstenid. -e bağlı olarak. Dayanarak.

Bound up with : -le ilgili. Bağlı olmak. İlgili olmak.

Contingent : Olası. Şans eseri olan. Şartlı. Olay. Muhtemel. Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı. Umulmadık. Olasılıklı. Beklenmedik olay.

Because of the fact that : Sebebiyle. Yüzünden. Dolayısıyla. Nedeniyle. -den dolayı.

In view of : -den dolayı. Göz önüne alınacak olursa. -sı yüzünden. -sı düşünülerek. Göz önüne alındığında. Göz önüne alınca. Göre. Yüzünden. -den dolayı hesaba katınca.

 

Based on synonyms : wrt, up to, attached to, because of that, on the strength of, clinging to, referring, dependently, in regard to, on account of, in connection with, subject to, because of, with reference to, dependent on, due to, according as, depending upon, in as much as, referring to, dedicated to, in relation to.