Based türkçesi Based nedir

  • Yerleşik.
  • Bulunan.
  • Kurulmuş.
  • Dayanmış.
  • Dayandırılmış.
  • Esaslı.
  • İstinat edilmiş.
  • Tesis edilmiş.
  • Merkezli.
  • Temeli.
  • Dayalı.

Based ile ilgili cümleler

English: Her argument was not based on facts.
Turkish: Onun iddiası gerçeklere dayalı değildi.

English: Fantasy is based on reality.
Turkish: Fantezi gerçeğe dayalıdır.

English: Discussion is based upon mutual respect.
Turkish: Tartışma karşılıklı saygıya dayalıdır.

English: By 1845, Le Verrier had become interested in the motion of the planet Uranus. Uranus did not have the orbit scientists expected it to have based on their mathematical calculations.
Turkish: 1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.

English: All life is based on chemistry and all living things are composed of chemical compounds.
Turkish: Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.

Based ingilizcede ne demek, Based nerede nasıl kullanılır?

Based on : İstinaden. -e dayalı. -e dayanarak. -e bağlı. -si temelinde. Yola çıkarak. -sı temelinde. Bağlı olarak. Temel alınarak. -den kaynaklı olarak.

Based on a contract : Sözleşmeli.

Based on mutual respect : Karşılıklı saygıya dayalı. Karşılıklı saygı üzerine kurulu.

 

Based spotlight : Dipli ışıldak. Dip tarafından bir duya oturtulan ışıldak türü.

A new york based company : Merkezi new york'ta olan şirket.

Choice based sampling : Seçime dayalı örnekleme.

Approximation based estimator : Yaklaşıklık temelli tahminci.

Animal based feed : Hayvan kökenli yemler. Hayvan kadavrasının, hayvan organlarının, hayvan ürünlerinin özel biçimde işlenip kurutulup öğütülmesinden elde edilen et unu, et kemik unu, kan unu, mezbaha, su ürünleri, süt sanayi kalıntıları unları vb. yemler.

Being based on : İleri gelmek. Dayanmak. Kaynaklanmak. Bağlı olmak.

Cost based pricing : Maliyet temelli fiyatlandırma. Maliyete dönük fiyatlandırma. Perakendeci firmaların, belirli bir kar hedefine ulaşmak amacıyla kabul edebilecekleri endüşük fiyat. bk. maliyet temelli fiyatlandırma. Mal ve hizmetlerin, maliyetlerine karşılık gelen değer dikkate alınarak fiyatlandırılması.

İngilizce Based Türkçe anlamı, Based eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Based ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Justified : Desteklemiş. İki yana yaslı. Savunmuş. Muhik. Doğrulanmış. Hakkını korumuş. İki yana. Yaslanmış. İki yandan. İki yana yasla.

Basal : Asal. Baz alınan. Esas. Esas ile ilgili. Temel. Bazal. Tabana ilişkin. Tabansal. Taban.

Permanent : Kalımlı. Temelli. Sabit. Perma. Değişmez. Baki. Daimi. Asil. Devamlı.

Organised : Sıraya koyulmuş. Dikilmiş. İşçi sendikası oluşturulmuş (ayrıca organized). Düzenlenmiş. Organize olmuş. Örgütlü. Teşekküllü. Sistematikleştirilmiş. Teşkilatlanmış. Organize edilmiş.

 

Built : Çatılmış. Yapılı. İnşa edilmiş. İnşa et. Parçaları bir araya getirmek. İnşa etmiş tarihi. Monte etmek.

Builtin : Oluşumiçi.

Permanents : Daimi. Permanant. Sürekli. Kalıcı. Temelli. Asil. Perma. Kalımlı.

Settled : Meskã»n. Yerleşmiş. Kararlı. Ödenmiş. Oturulan. Durgun. Oturmuş. Sürekli. Düzenli.

Organized : Örgütlü. Organize olmuş. Tertipli. Teşkilatlı. Market örgütlü piyasa. Organize. Düzenli. Düzenlenmiş. Teşekküllü.

Endured : Var olmak. Devam etmiş. Katlanmak. Sürmek. Durmak. Devam etmek. Katlanmış. Tahammül etmiş. Çekmiş. Sürmüş.

Based synonyms : against, prescriptive, built in, entrenched, intrinsical, onboard, constitutional, thoroughgoing, nonmigratory, truest, supported, reliant, located, intrinsic, on board, founded, vital, cardinal, situated, constituted, constitutionals, installed, drastic, localised, factory installed, immoveable, hot loaded, thorough, localized, shared, truer, essential, set.

Based zıt anlamlı kelimeler, Based kelime anlamı

Unsupported : Desteksiz. Mesnetsiz. Desteklenmiyor. Destekli olmayan. Desteklenmeyen. Arkası olmayan. Doğrulanmış olmayan. Doğrulanmamış. Dayanağı olmayan.

Unsettled : Askıda. Meskun olmayan. Değişken. Yerleşilmemiş. Belirsiz. Kararsız. Ödenmemiş. Henüz yerleşilmemiş. Huzursuz. Kararlaştırılmamış.

Based ingilizce tanımı, definition of Based

Based kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having a base, or having as a base. As, broad-based. Supported.