Beautify türkçesi Beautify nedir

Beautify ile ilgili cümleler

English: Hundreds of years ago, married Japanese women would blacken their teeth to beautify themselves.
Turkish: Yüzyıllar öncesi evli Japon kadınlar kendilerini güzelleştirmek için dişlerini karartırlardı.

Beautify ingilizcede ne demek, Beautify nerede nasıl kullanılır?

Beautifying : Süslemek. Güzelleştirmek. Güzelleştirici.

Beautification : Güzelleştirme. Sevimli hale getirme. Güzelleşme. Süsleme. Dekore etme. Güzel hale getirme. Arttırma işi.

Beautification program : Şehrin bir bölümünü geliştirmeyi amaçlayan proje. İyileştirme programı. Güzelleştirme programı.

Beautified : Dekore edilmiş. Güzelleştirmek. Süslenmek. Süslenmiş. Güzelleşmek. Güzelleştirilmiş. Süslemek. Güzel hale getirilmiş.

Beautifier : Güzel hale getiren şey. Güzelleştiren şey. Güzelleştirici. Güzelleştiren kimse.

Beautiful : Gül gibi. Dilber. Gökçe. Hoş. Çok iyi. Harika. Nefis. Biçimli. Ahım şahım. Ahu gibi.

Beautiful sight : Güzel görünüm. Çekici manzara. Güzel manzara.

Beautiful people : Seçkinler. Genç ve modern insanlar. Güzel insanlar.

Beautifiers : Güzel hale getiren şey. Güzelleştiren şey. Güzelleştiren kimse. Güzelleştirici.

Beautiful girl : Güzel kız. Dilber.

 

İngilizce Beautify Türkçe anlamı, Beautify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beautify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wreathe : Çelenk yapmak. Döne döne yükselmek (duman). Etrafını sarmak. Çevrelemek. Çelenk koymak. Çelenklerle süslemek. Kaplamak. Sarmak. Üstünü örtmek. Çöreklenmek.

Become : Leşmek. Haline gelmek. Halini almak. Olmak. Gitmek. Çok yakışmak. Güzel durmak. Yaraşmak. Uymak yakışmak. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak.

Illustrate : Resimlerle süslemek. Resimlemek. Sergilemek. Örneklerle açıklamak. Resmetmek. Tanımlamak. Resimler koymak. Örneklemek. Resimlendirmek. Anlatmak.

Prink : Giyinip kuşanmak. Aşırı şık giyinmek. Giydirip kuşatmak. Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek.

Hang : Bağlı olmak. Sallandırmak. Kaplamak (duvar kağıdı). Dayanmak. Asılmak. Bağlanmak. Duvar kağıdı kaplamak. Kavrama. Sarkmak. Eğmek (başını).

Arrays : Çeki düzen vermek. Sıraya dizmek. Diziler. Sıralamak. Giydirmek.

Prinked : Aşırı şık giyinmek. Çok şık giyinmek. Süslenip püslenmek. Giydirip kuşatmak. Giyinip kuşanmak.

Scallop : Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak kabuğu şeklinde oya. Tarak kabuğu şeklinde kesmek. Deniz kabuğu şeklinde desen. Tarak kabuğu şeklinde süslemek. Tarak kabuğunda fırınlamak. Deniz kabuğu şeklinde süslemek. Tarak kabuğu şeklinde yapmak. Deniztarağı. Tarak.

 

Smooth : Düzlemek. Tatlı. Mükemmel. Yumuşatmak. Kolay. Buruşukluklarını gidermek. Hoş. Kolaylaştırmak. Sakin.

Attire : Giysi. Giyinip kuşanmak. Kılık. Kisve. Kıyafet. Giyinmek. Giyim. Elbise. Üstbaş.

Beautify synonyms : fancify, spiff up, slick up, pipe, array, smarten up, grace, begild, prank, blossom out, emblazon, festoon, embroider, do up, bedecks, garland, better, fledge, filet, caparison, incrust, dolling, curry, beautified, paint the lily, enhance, refine, window dress, illuminate, flourished, bedight, adorn, beautifying.

Beautify zıt anlamlı kelimeler, Beautify kelime anlamı

Worsen : Daha da kötü olmak. Daha kötü olmak. Kötüye gitmek. Kötüleşmek. Fenalaşmak. Daha kötü bir hale getirmek. Daha da kötüleşmek. Kötüleştirmek. Gerilemek. Kötüleşmek (hasta).

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.

Beautify ingilizce tanımı, definition of Beautify

Beautify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To add beauty to. To advance in beauty. To deck. To embellish. To adorn. To make or render beautiful. To become beautiful. To grace.