Begrudging türkçesi Begrudging nedir

Begrudging ile ilgili cümleler

English: Ali begrudgingly accepted.
Turkish: Ali gönülsüzce kabul etti.

Begrudging ingilizcede ne demek, Begrudging nerede nasıl kullanılır?

Begrudgingly : Gıpta ederek. Esirgeyerek. Esirger bir şekilde. Kıskanarak. Gönülsüzce.

Begrudge : Gözü kalmak. Esirgemek. Çekememek. İstemeyerek vermek. İçine oturmak. Kıskanmak. Fazla görmek (bir şeyi birine). İstemeyerek yapmak. Kaçınmak. Çok görmek.

Begrudge somebody something : Çok görmek. Esirgemek. Gözü kalmak.

Begrudged : İmrenilen. Çekememek. Kıskanmak.

Begrudges : İçine oturmak. İstemeyerek yapmak. Çok görmek. Fazla görmek (bir şeyi birine). Gözü kalmak. İstemeyerek vermek. Esirgemek. Çekememek. Kaçınmak. Kıskanmak.

İngilizce Begrudging Türkçe anlamı, Begrudging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Begrudging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grudged : Kin. Hınç. Vermek istememek. Haset etmek. İsteksiz olmak. İsteksizce vermek. Garez.

Grudge : Haset etmek. Vermek istememek. İsteksiz olmak. Garaz. İsteksizce vermek. Çok görmek (bir şeyi birine). Kin. Haset.

 

Envied : Kıskanılmış. İmrenmek. Özenilmiş. Gıpta etmek. Gıpta edilmiş.

Balks : Önünü kesmek. Engel olmak. Bir engel karşısında duraklamak. Engellemek. Yürümemekte direnmek. İnatla yürümemek. İnat etmek. Ayak diremek. Duraksamak.

Hanker after : Arzulamak. İçi gitmek. Hasret çekmek. Özlemek. Çok istemek. Gönlü kalmak. Çok arzulamak. Özlemini çekmek.

Abstain : İçki içmemek. Çekimser kalmak. Sakınmak. Çekimser olmak. Perhiz etmek. Oy vermemek. Perhiz yapmak. İçkiden uzak durmak. Çekinmek.

Abstains : Oy vermemek. Çekimser kalmak. Sakınmak. Çekinmek. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Çekimser olmak. Geri durmak. Perhiz yapmak.

Forfend : Önlemek. Engel olmak. Muhafaza etmek. Uzaklaştırmak. Savuşturmak. Atlatmak. Savunmak. Yasaklamak. Engellemek.

Envies : İmrenti. Hasetlenmek. İmrenmek. Gıpta etmek. İmrenme. Haset etmek. Kıskançlık.

Begrudging synonyms : begrudges, abstentious, beg, baulks, avoided, baulked, begrudge, begrudged, spared, generous, view with a jaundiced eye, have an eye on, covets, begrudge somebody something, sparers, stung, spares, stings, grudges, deny, balk, envying, stint, abstained, envy, be unable to pull, preserve, avert from, unwilling, be jealous, balking, spare, be unable to take.

Begrudging zıt anlamlı kelimeler, Begrudging kelime anlamı

Willing : Hazır. Gönülden. Hevesli. İstekli. Razı. Candan. Gönüllülük. İsteme. Gönülden gelen. İhtiyari.

Ungenerous : Pinti. Cimri. Cömert olmayan. Yüce gönüllü olmayan. Sert.