Bighead türkçesi Bighead nedir

  • Mağrur.
  • Ukala dümbeleği.
  • Kendini beğenmiş.
  • Kendini bir şey sanan kişi.
  • Fodul.
  • Ukala.
  • Kendini birşey sanan kişi.

Bighead ingilizcede ne demek, Bighead nerede nasıl kullanılır?

Bighead disease : Fibröz osteodistrofi. Kocabaş hastalığı.

Yellow bighead : Koyunlarda demir dikeni veya delice bitkisinin bir bileşeniyle bir mantar zehri olan sporidesmin arasındaki etkileşim sonucu, sarılık, yüz ve kulaklarda ödem, ışığa duyarlı deri yangısı, kornea ödemi, safra kanallarının kistik genişlemesiyle bunların içinde beyaz renkte, yarı-sıvı kristalize bir materyalin bulunmasıyla belirgin sendrom, geldikkop, tribulozis, sporidesmin zehirlenmesi. Sarı kocabaş hastalığı.

Bigheaded : Fodul. Burnu havalarda. Kendini beğenmiş. Burnu havada. Hem kel hem fodul.

Bigheadedness : Dikbaşlılık. Ukalalık.

Bigheads : Ukala. Mağrur. Kendini beğenmiş. Kendini birşey sanan kişi. Fodul. Ukala dümbeleği.

Big apple : New york. New york city'nin lakabı. Büyük elma.

Bigha : (hindistan) 1/3 akre (0.4047 hektar'ın 3'te 1'i) ila 1 akre (0.4047 hektar) arasında değişen arazi ölçüsü birimi.

Bighorn sheep : Kanada koyunu. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımmm boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 80 cm kadar yükseklikte, boynuzlu, amerika ve asya'da dağlık yerlerde yaşayan bir tür.

 

Bigheartedly : İyiliksever bir biçimde. İyiliksever bir şekilde. Eli açık bir şekilde. İyi kalpli bir şekilde. Cömertçe.

Bigheartedness : İyi yüreklilik. Müşfiklik.

İngilizce Bighead Türkçe anlamı, Bighead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bighead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boastful : Benbenci. Övüngeç. Palavracı. Kibirli. Övünen. Övüngen. Böbürlenen.

Haughtier : Burnu büyük. Kurumlu. Kibirli. Tepeden bakan.

Haughty : Tepeden bakan. Burnu büyük. Kibirli. Kurumlu.

Wiseacre : Çokbilmiş. Çok bilmiş. Bilmiş.

Cocksure : Kendinden fazla emin. Kendinden çok emin. Gayet emin. Kendine fazla güvenen. Emin.

Inkhorns : Bilgiç. Bilgiçlik taslayan. Mürekkep boynuzu. Mürekkep kabı. Hayvan boynuzundan yapılan mürekkep kabı. Hayvan boynuzundan yapılma mürekkep kabı (geçmişte yazma mürekkebini koymak için kullanılırdı).

Aleck : Her şeyi bildiğini düşünen kimse. Ukala (genellikle smart aleck). Aptal. Kendini diğer insanlardan daha akıllı zanneden kimse. Kurnaz. Bilgiç.

Conceited : Gururlu. Burnu büyük. Hodbin. Burnu havada. Kibirli. Kurumlu.

Bigheaded : Hem kel hem fodul. Burnu havalarda. Burnu havada.

Chesty : Büyük göğüslü. Göğüslü. İri göğüslü. Göğüsten gelen. Küstah.

Bighead synonyms : fastuous, chestiest, assuming, biggety, wiseguys, wise guy, chestier, high and mighty, cavalier, wiseacres, bigheads, loftiest, clever dick, bookish, hautein, highbrows, highbrow, highflown, lofty, wisenheimer, animal disease, loftier, inkhorn, disdainful, arrogant, cavaliers, smart aleck, big head, haughtiest, cocky, bumptious, big headed.