Boastful türkçesi Boastful nedir

Boastful ile ilgili cümleler

English: I'm tired of hearing your boastful tales.
Turkish: Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.

Boastful ingilizcede ne demek, Boastful nerede nasıl kullanılır?

Boastful of : İle böbürlenen.

Boastfully : Gururlu bir şekilde. Burnu havada bir şekilde. Böbürlenerek. Palavracı bir şekilde.

Boastfulness : Kibirlilik. Övüngenlik. Kendini beğenmişlik.

Boast about : Övünmek. Böbürlenmek. Gururlanmak. Kibirlenmek.

Boast of : Övünmek.

Boaster : Palavracı. Geniş keski. Taşçı keskisi. Kabadayı. Övünen kimse. Atıcı. Geniş taşçı kalemi.

Boastingly : Övünerek.

Boas : Boa yılanı. Boagiller. Dar ve uzun yaka kürkü. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, boalar (boaeformia) bölümünden, genellikle çok uzun ve iri, zehirsiz, sıcakkanlı hayvanları ezerek yiyen türlere sahip bir familya. Boa.

Boasters : Taşçı keskisi. Geniş taşçı kalemi. Kabadayı. Övünen kimse. Geniş keski. Atıcı. Palavracı.

Jerboas : Çölsıçanı. Araptavşanı. Zıplayan sıçan. Kır faresi. Arap tavşanı. Cırboğa. Aktavşan. Çölfaresi.

İngilizce Boastful Türkçe anlamı, Boastful eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Boastful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Big headed : Kendini bir şey sanan.

Vauntful : Böbürlenmeye meyilli.

Pompous : Azametli. Tantanalı. Şişirilmiş (dil). Çalımlı. Cafcaflı. Görkemli. Süslü. Gururlu. Afralı tafralı.

Cliquey : Burnu havada. Seçkinci. Özel. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Kapalı. Yeni geleni hoş karşılamayan. Ayrıcalıklı.

Braggart : Övüngen kimse. Böbürlenen kimse. Atıcı (argo terim). Farfara. Yüksekten atan kimse. Kendini öven kimse.

Braggers : Gösterişçi. Burnu büyük. Tribünlere oynayan. Hava atan.

Biggety : Burnu büyük. Gururlu. Kurumlu.

Bragging : Tıraş. Palavra. Atma. Övünme.

Bouncers : Fedai. Bar güvenlik elemanı. Serdengeçti. Zıplayan kimse veya şey. Goril. Martaval. Müşterileri atmakla görevli adam. Barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi. Bar fedaisi.

Magniloquent : Abartılı. Tumturaklı. Büyük. Mübalağalı.

Boastful synonyms : self aggrandising, self aggrandizing, burlier, chestiest, arrogant, burliest, tinhorn, cavaliers, clever dick, blusterous, blowhard, bragger, bouncer, blowhards, exulted, hotshots, tinhorns, as proud as lucifer, braggy, bighead, assumptive, cocky, boaster, bumptious, chestier, buckoes, boasting, bucko, bigheads, big, vaunt, bigheaded, ballshitter.

Boastful zıt anlamlı kelimeler, Boastful kelime anlamı

Humble : Aşağılamak. Kibrini kırmak. Basit. Gösterişsiz. Gururunu kırmak. Mütevazi. Mütevazı. Naçiz. Alçak. Sıradan.

Boastful ingilizce tanımı, definition of Boastful

Boastful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclined to boast. Self- praising. Given to, or full of, boasting. Vainglorious. Vaunting.