Blabber türkçesi Blabber nedir

  • Boşboğaz kimse.
  • Çok aptalca konuşmak.
  • Muhbir.
  • Kafa ütülemek.
  • Ağzında laf tutamamak.
  • İspiyon.
  • Gevezelik etmek.

Blabber ile ilgili cümleler

English: Ali is a blabbermouth.
Turkish: Ali bir boşboğaz.

Blabber ingilizcede ne demek, Blabber nerede nasıl kullanılır?

Blabbered : Ağzında laf tutamamak. İspiyon. Boşboğaz kimse. Kafa ütülemek. Muhbir. Gevezelik etmek. Çok aptalca konuşmak.

Blabbering : Kafa ütülemek. Çok aptalca konuşmak. Ağzında laf tutamamak. Gevezelik etmek. Boşboğaz kimse. Muhbir. İspiyon.

Blabbermouth : Konuşkan. Boşboğaz. Çok konuşan. Dedikoducu. Geveze.

Blabbermouthed : Boşboğaz. Geveze.

Blabbers : Gevezelik etmek. Ağzında laf tutamamak. Boşboğaz kimse. İspiyon. Çok aptalca konuşmak. Muhbir. Kafa ütülemek.

Blabs : İspiyonlamak. Çenesi düşük. Sır vermek. Boşboğazlılık. Gevezelik etmek. Geveze. Boşboğaz. Açığa vurmak. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak.

Blabby : Boşboğaz.

Blab : Açığa vurmak. Boşboğazlılık. Boşboğaz. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Geveze. Boşboğazlık etmek. Çenesi düşük. İspiyonlamak. Sır vermek.

Blabbed : Boşboğazlık etmek. Sır vermek. Çenesi düşük. Boşboğaz. Boşboğazlılık. Gevezelik etmek. İspiyonlamak. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. Geveze.

 

Blachead : Deride kıl folikülünün genişlemesi, içerisinde keratin, deri yağı ve çoğunlukla bakteri içeren tıkaç, komedon. Siyah başlı sivilce.

İngilizce Blabber Türkçe anlamı, Blabber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blabber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cackle : Çenesi düşmek. Laflamak. Gürültülü bir şekilde konuşmak. Kıkır kıkır gülmek. (tavuk) gıdaklamak. Kıkırdamak. Gıdıklamak. Gıdaklamak. Çenesi durmamak.

Finking : Gammazcı. Polis ajanı. Ajan. İspiyoncu.

Sneaker : Sinsi bir şekilde davranan. Kes. İhbar eden kimse. Gizlice hareket eden kimse. Ajan. Tenis ayakkabısı. İspiyoncu. Polis ajanı. Spor ayakkabısı.

Snitcher : Polis ajanı. İspiyoncu. Ajan. Gammaz.

Twaddle : Boş laf. Saçmalık. Zırvalamak. Laklakiyat. Saçmalamak. Saçma. Zırva. Boş laf etmek. Saçma sapan konuşmak. Saçma sapan.

Blab : Boşboğaz. Sır vermek. İspiyonlamak. Açığa vurmak. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık etmek. Çenesi düşük. Boşboğazlılık. Geveze.

Badger : Porsuk. Yakasını bırakmamak. Yakasına yapışmak. Rahat vermemek. Üstelemek. Başının etini yemek. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Taciz etmek.

Stool pigeon : Çığırtkan güvercin. Polis casusu. Lafçı. İspiyoncu. Gammaz kimse. Laf yetiştiren kimse.

Squealer : Suç ortaklarını ele veren.

Speak : Söylemek (gerçeği veya sözü). Çalmak. Bilmek. Ses çıkarmak. Bahsetmek. Haberleşmek. Konuşabilmek. Düşünceleri iletmek. Tekellüm etmek. Söz söylemek.

 

Blabber synonyms : supergrass, copper's nark, blether, verbalise, squealers, smatter, piffle, betrayer, informer, blather, pestered, tattle, finger man, gibber, informants, denouncers, verbalize, blabbering, informant, babble, nag, stoolpigeon, prattle, talk, grass, source, cackling, stoolie, maunder, prate, denunciator, pesters, mouth.

Blabber ingilizce tanımı, definition of Blabber

Blabber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tattler. A telltale.