Blackhead türkçesi Blackhead nedir

  • Siyah nokta.
  • Ortası siyah benek.
  • Başı siyah olan sivilce.
  • Deride oluşan siyah çekit.
  • Komedon.
  • Birgözeli özel bir asalağın hindi karaciğerine yerleşerek meydana getirdiği, büyük ölçüde ölümler doğuran evecen kümes hastalığı.
  • Karabaş.
  • Deride oluşan siyah nokta.
  • Ciltteki siyah nokta.
  • Siyah nokta (cilt).

Blackhead ingilizcede ne demek, Blackhead nerede nasıl kullanılır?

Blackhead persian sheep : Afrika’nın kurak bölgelerinden köken alan, günümüzde somali’de bulunan, but yağı en fazla olan, kuyruğu kısa, boynuzsuz, vücut renkleri beyaz olmasına karşın baş boyun tamamen siyah renkte ve bu iki renk birbirinden çok düzgün biçimde ayrılan koyun ırkı. Siyah başlı acem koyunu.

Blackheads : Siyah nokta (cilt). Komedon. Deride oluşan siyah nokta. Başı siyah olan sivilce. Ortası siyah benek. Siyah nokta. Ciltteki siyah nokta.

Blackheart : Bir bitki hastalığı türü. Siyah renkli bir kiraz türü.

Blackhearted : Kara kalpli. Kötücül. Kötü kalpli. Şeytani. Kötü amaçlı. Kötü. Şeytan.

Black africa : Kara afrika.

Black and white film : Tek renk temeline dayanan, saydamsızlıktan saydamlığa kadar çeşitli yoğunluk dereceleri gösteren, görüntülükte siyahtan beyaza değin değişen gri kertelemeleri ortaya koyan film. renkli film karşıtı. Siyah-beyaz (film). Siyah beyaz film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Black amber : Siyah kehribar. Siyah amber. Karakehribar.

Black and white image : Siyah beyaz görüntü.

Black and white kinescope : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah-beyaz televizyon görüntülerini film üzerine saptayan filme saptayıcı çeşidi. Siyah-beyaz saptayıcı.

Black and white overheads : Siyah beyaz asetatlar.

İngilizce Blackhead Türkçe anlamı, Blackhead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blackhead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monking : Kapak yeri. İnzivaya çekilmiş kimse. Rahip. Papaz. Savak. Keşiş.

Karabas dog : Kangal köpeği.

Priest : Papaz. Keşiş. Rahip. Gelişmiş ve kutsal kitapları olan kimi dinlerde tanrıyla insanlar arasında elçilik yapan, din ve büyü işlerinde uzmanlaşmış olan kişi. bk. din. krş. hoca, büyücü.

Defect : Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Eksiklik. Eksiklik. kusur. biçim bozukluğu. Özür. Döneklik etmek. Kaçmak. Sığınmak. Defekt. Kusur. Arıza.

Buckwheats : Arap darısı. Kara buğday. Karabuğday. Karabaş (buğday). Sert buğday.

Blemish : Güzelliğini bozmak. Bozmak. Hata. Çirkinleştirmek. Şaibe. Özür. Leke. Damga. Karalamak. Lekelemek.

Cutis : Altderi. Cildin ikinci tabakası. Deri. Alt deri. Kütis. Dermis. Derma. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Derinin iç tabakası.

 

Skin : Derisini yüzmek. Yüzmek. Sıyırmak. Kabuk. Kazıklamak. Çıkarmak. Derisini soymak. Pösteki. Sıyırıp çıkarmak. Ten.

Mar : Şekil bozukluğu. Bozmak. Kusur. Sakatlamak. İhlal etmek. Tadını kaçırmak. Bozukluk. Lekelemek. Mahvetmek.

Blackhead synonyms : blackheads, priesting, black head, comedo, comedos, zit, tegument, buckwheat, black spot, comedones.

Blackhead ingilizce tanımı, definition of Blackhead

Blackhead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The scaup duck.