Blunging türkçesi Blunging nedir
- Toprak ve suyu karıştırmak.
- Kil ve suyu karıştırmak.
- Çamur karma.
- Çamur çırpmak.
- Seramik çamuru karma.
- Çamur karmak.
- Yaş karıştırma.
Blunging ingilizcede ne demek, Blunging nerede nasıl kullanılır?
Blunge : Toprak ve suyu karıştırmak. Çamur çırpmak. Kil ve suyu karıştırmak. Çamur karmak.
Blunged : Toprak ve suyu karıştırmak. Çamur çırpmak. Çamur karmak. Kil ve suyu karıştırmak.
Blunger : Çamur karan. Çamur karan kimse. Çamur karma makinesi. Karma makinesi.
Blungers : Çamur karma makinesi. Karma makinesi. Çamur karan. Çamur karan kimse.
Blunges : Çamur çırpmak. Çamur karmak. Kil ve suyu karıştırmak. Toprak ve suyu karıştırmak.
Blunder : Acemileşmek. Sendelemek. Tökezlemek. Çam devirmek. Gaf. Düşünmeden söylemek. Gaf yapmak. Pot. Pot kırmak. Hata yapmak.
Blunder about : Beceriksizlik yapmak.
Blundell bond system gmm estimator : Blundell-bond sistem gmm tahmincisi.
Blunder out : Pot kırmak. Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak.
Blunderbuss : Alay bozan tüfeği. Alaybozan tüfeği. Karabina. Geniş namluluk uzun bir tüfek (artık kullanılmamaktadır). Alaybozan.
İngilizce Blunging Türkçe anlamı, Blunging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blunging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Confluence : Kalabalık. İzdiham. Bir arada akma. Kavşak. Irmakların birleşmesi. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Kesişme noktası. Birlikte akma. Birleşme.
Blend : Harmanlamak. Karıştırmak. Harman. Kaynaşmak. Karışım. Harman etmek. Uymak. Harmanlama. Karışmak.
Homogenization : Sütte olduğu gibi yağ damlacıklarının bir emülsiyonda eşit şekilde dağıtılması işlemi (homogenisation olarak da yazılır). Tektürelleştirme. (amerikan ingilizcesi) homojenleştirme. Tektürleştirme. Farklı elementlerin harmanlanması. Aynı hale getirme. Türdeşleme. Homojenizasyon. Bileşim eşitleme.
Merging : Bağlantı. Başka başka doğrultulu kıvrımların birbirine yaklaşması. Çatışma. Kaynaşık mal. Girişim. Birleşme (şirket vb). Birleşmek. Birleştiriliyor. Birleşme. Karışmak.
Conflux : Kesişme noktası. İzdiham. Birlikte akma. Kavşak. İki suyun birleşme yeri. Birleşme. Bir akarsuya karışan küçük dere.
Compounding : Çözmek. Uzlaşmak. Birleştirmek. Örtbas etmek. Halletmek. Anlaşmak. Bileşik hazırlama. Bileşik faiz hesaplaması. Bileştirme. Taksitle ödemek.
Homogenisation : Yapı bakımından bütünlük kazandırma, tümüne aynı yapıyı verme. Türdeşleme. Farklı elementlerin harmanlanması. Homojenizasyon. Aynılaştırma. Homojenleştirme. Benzeştirme. Bir organ ya da dokuyu çok ince parçalara parçalama tekniği. Birleştirme. Tektürleştirme.
Combining : Kaynaştırma. Birleştirme. Birleştiren.
Blunging synonyms : blushful, blunged, blunge, blunges, discomposed, combination, red faced.
Blunging zıt anlamlı kelimeler, Blunging kelime anlamı
Composed : Kendi halinde. Bileşke. Oluşmuş. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Bileşmiş. Kompoze. Oluşan. Sakin.
Contentment : Rahatlık. Ferahlık. Ferah. Kanaat. Memnuniyet. Razı olma. Gönül hoşluğu. Gönül rahatlığı. Hoşnutluk. Gönül ferahlığı.
Blunging ingilizce tanımı, definition of Blunging
Blunging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The process of mixing clay in potteries with a blunger.

Bu kısımda Blunging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blunging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blunging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blunging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.