Confluence türkçesi Confluence nedir
- Irmakların birleşmesi.
- Birlikte akma.
- İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta.
- Birleşme.
- Kesişme noktası.
- Kalabalık.
- İzdiham.
- Bir arada akma.
- Kavşak.
Confluence ile ilgili cümleler
English: We have a confluence of interest here.
Turkish: Burada ilgi izdihamımız var.
Confluence ingilizcede ne demek, Confluence nerede nasıl kullanılır?
Confluence analysis : Eş-gidiş çözümlemesi.
Confluences : Kavşak. Kesişme noktası. Irmakların birleşmesi. Bir arada akma. Birlikte akma. Birleşme. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. İzdiham. Kalabalık.
Confluens : Birleşme, kavşak, toplanma yeri. Toplak. Konfluens.
Confluent : Birleşen. Akarsu kavşağı. Birbirine karışan akarsu. Birbirine akarak birleşen (akarsu vb). Bir başka akarsuyla birleşen akarsu. Bitişik mukozit. İki akarsuyun birbirine karıştığı, birinin ötekine eklendiği yer. Birbirine karışan. Birlikte akan.
Conflux : Birleşme. Birlikte akma. İzdiham. Kavşak. Kesişme noktası. İki suyun birleşme yeri. Bir akarsuya karışan küçük dere.
İngilizce Confluence Türkçe anlamı, Confluence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Confluence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assemblages : Montaj. Toplantı. Meclis. Toplanma.
Alliance : Bağlılık. İttifak. Birlik. Pakt. Dünürlük. Sosyal birlik. Uyuşma. Bağlaşıklık. Anlaşma.
Congestion : Kan hücumu. Konjesyon. Birikme. Sıkışıklık. Kan birikmesi. Hiperemi. Toplardamarlardaki kanın dönüşünün engellenmesi veya yetersizliği sonucu kanın organ veya dokuların bir bölgesinde veya tamamında birikmesi. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tıkanıklık.
Associations : Ortaklık. Akla getirme. Dernek. Çağrıştırma. İlişkiler. İştirak. Arkadaşlık. Dernekler. İşbirliği.
Crossroad : Dört yol ağzı. Dönüm noktası. Ara yol. İki yolun kesişmesi. Çapraz yol. Abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol. Yan yol. Uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer (akarsu, yol gibi).
Cohort : Kohort. Yaşama aynı zamanda başlayan gerçek ya da tasarımsal çoğa öbeği. Taraftar. Bir lejyonun onda biri. Eski romada bir alayın onda biri. Çoğa kuşağı. Yardakçı. Arkadaş. Suç ortağı. Grup (insanlardan oluşan).
Concourse : Toplanma. Terminal salonu. Gelme. Park gezinti yolu. Meydan. Konuşma. Bir araya gelme. Toplantı.
Junctions : Dörtyol ağzı. Birleşme yeri. Bağlantı noktası.
Gearshift : Vites mekanizması. Vites. Vites kolu. Vites değiştirme. Vites geçirme veya vitesten çıkartma aleti.
Meeting : Karşılaşma. Cemaat. Oturum. Karşılama. Bitişme. Görüşme. İçtima. Toplantı. Miting. Vuslat.
Confluence synonyms : intersection point, merging, carrefour, congested, concurrences, absorbation, bond, multitudes, cross road, crossway, interchange, amalgamations, concurrence, armies, cohesions, intersection, crossing point, crop, assemblage, coalition, coming together, adjunction, stampeded, stampede, crops, army, coalescence, interchanges, confluences, cross roads, junction, squeeze, congestions.
Confluence ingilizce tanımı, definition of Confluence
Confluence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The meeting or junction of two or more streams. The place of meeting. The act of flowing together.

Bu kısımda Confluence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Confluence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Confluence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Confluence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.