Crossroad türkçesi Crossroad nedir

  • Uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer (akarsu, yol gibi).
  • İki yolun kesişmesi.
  • Dört yol ağzı.
  • Çapraz yol.
  • Dönüm noktası.
  • Yan yol.
  • Kavşak.
  • Ara yol.
  • Abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol.

Crossroad ile ilgili cümleler

English: The accident took place at a crossroads.
Turkish: Kaza bir kavşakta yer aldı.

English: When we came to the crossroads our cab slowed down.
Turkish: Kavşağa vardığımızda, taksimiz yavaşladı.

English: Turn right at the crossroad.
Turkish: Kavşaktan sağa dön.

Crossroad ingilizcede ne demek, Crossroad nerede nasıl kullanılır?

Crossroads : Dönüm çekidi. Birkaç yolun kesiştiği yer.

At a crossroads : Kavşakta.

At the crossroads : Dönüm noktasında.

Crossreference : Çapraz başvuru.

Crossreference list : Çapraz başvuru listesi.

Cross action : Mütekabil dava. Karşılıklı dava. Karşı dava. Mukabil dava.

Cross appeal : Mukabil temyiz isteği. Mukabil itiraz. Karşı itiraz. Mukabil temyiz talebi. Karşı temyiz talebi.

Cross axle undercarriage : Ara akslı iniş takımı.

Cross axle : Çapraz kol mili. Dirsekli dingil.

Cross axle landing gear : Ara akslı iniş takımı.

İngilizce Crossroad Türkçe anlamı, Crossroad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crossroad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bypaths : Dolaylı yol. Yanyol.

Conflux : Kesişme noktası. Birleşme. Birlikte akma. Bir akarsuya karışan küçük dere. İzdiham. İki suyun birleşme yeri.

Slip road : Yan bağlantı yolu. Otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol. Tali yol.

Breakthrough : Kısıtlamalara karşı istisnalar. Yenilik. İyileştirme. İlerleme. Atılım. Çığır açan buluş. Büyük buluş. Cepheyi yarıp geçme. Bilimde büyük buluş.

Cross road : İki yolun kesiştiği yer. Kesişme. Bağlantı yeri.

Crossway : Bağlantı noktası. Kesişme.

Climax : En yüksek dereceye varmak. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Orgazm. Doruk. Düğüm. Orgasm. En heyacanlı çekide ulaşmak. Zirve. Doruğa ulaşmak. Orgazma ulaşmak.

Level crossing : Yer geçidi. Düz geçit. Hemzemin geçit. Düzey ekseni kesme. Demiryolu geçidi. Karayoluyla demiryolunun ya da iki karayolunun aynı düzeyde kesiştikleri, elle ya da özdevimli bir biçimde açılıp kapatılabilen geçit bk. düzeydeş geçit.

Confluence : Irmakların birleşmesi. Birlikte akma. İzdiham. Birleşme. Bir arada akma. Kesişme noktası. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Kalabalık.

Bypass : Yan geçit. Atlatmak. Atlamak. Boş vermek. Bertaraf etmek. Pas geçmek. Uğramadan geçmek. İkinci yol yapmak.

Crossroad synonyms : relief road, byway, crisis, lateral line, intersections, catastrophes, branch road, ancillary road, jct, road, turning point, bystreet, by way, feeder road, alley, climaxed, route, decisive moment, aisles, confluences, end point, aisle, street corner, backroad, bystreets, interchanges, byroad, cusp, interchange, cross roads, catastrophe, carrefour, crossing.

Crossroad ingilizce tanımı, definition of Crossroad

Crossroad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A road that crosses another. An obscure road intersecting or avoiding the main road.