Cross road türkçesi Cross road nedir

Cross road ile ilgili cümleler

English: It's dangerous to cross roads without looking both ways.
Turkish: Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.

Cross road ingilizcede ne demek, Cross road nerede nasıl kullanılır?

Cross : Düzenbaz. Karşıt. Kızgın. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Kesişmek. Haç. Geçirmek. Aksi. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır.

Road : Cadde. Dış liman. Karayolu. Maden geçidi. Şose. Demirleme yeri. Uyulan ilke. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Demirleyecek yer. Kara yolu.

Cross roads : Dörtlü dik kavşak. Bağlantı yeri. İki yolun kesiştiği yer. Kesişme. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kavşak.

Cross a check : Çizgili çek düzenlemek. Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek.

Cross action : Karşılıklı dava. Karşı dava. Mütekabil dava. Mukabil dava.

 

Cross appeal : Karşı itiraz. Mukabil itiraz. Mukabil temyiz isteği. Mukabil temyiz talebi. Karşı temyiz talebi.

İngilizce Cross road Türkçe anlamı, Cross road eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross road ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Linkup : Bağlantı çekidi. Birleşme çekidi. Bağ. Bağlantı noktası. Bağlantı.

Intersecting : Kesişen. Aşan veya içinden geçen. Ötesine geçen. Belli bir noktada birleşen. Yakınsayan. İkiye ayıran.

Weavings : Örme. Karışma. Dağılma. Dokuma. Girişim. Dokumacılık. Örülme.

Weaving : Girişim. Örülme. Karışma. Dokuma. Dağılma. Dokumacılık. Örme.

Point of contact : Değme noktası. Temas noktası. İrtibat kişisi veya noktası. Değme çekidi. Başvurulacak veya danışılacak kişi veya merci.

Interchange : Değiştirmek. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. Değiş tokuş. Yer değişmek. Yer değiştirme. Yerlerini değiştirmek. Değiştokuş etmek. Değişim (arasında). Takas etmek.

Seam : Ters ilmikle örmek. Faça yapmak. Yara izi. Ek yeri. Katman. Dikmek. Dikiş. Çatlamak. İki tahtanın yan yana birleştiği çizgi.

Chiasm : Çaprazlama. Kiyasma. Kesişim noktası (genetik, anatomi).

Intersection : Dörtyol ağzı. İki eğrinin kesişme noktası. Yol kavşağı. Çeşitli biçim ya da görüşlerin ortak bir noktada buluşması durumu. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Bileşke. Kesme. Arakesit.

 

Junction : Dörtyol ağzı. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Buat. Kıvrımların ya da kıvrım dizgelerinin birleştiği yer. Birleşme yeri. İki nesnenin birleştiği yer. Eklem. Bağlantı noktası. Birleştirme. Yol ağzı.

Cross road synonyms : linked to, interchanges, chiasma, jct, seams, conflux, carrefour, confluence, intersections, crossroad, cross roads, interclusion, junc, crossing, crossway, junctions, binding site, decussation, confluences.