Confluent türkçesi Confluent nedir
- İki akarsuyun birbirine karıştığı, birinin ötekine eklendiği yer.
- Akarsu kavşağı.
- Birleşen.
- Bitişik mukozit.
- Birbirine karışan.
- Birbirine akarak birleşen (akarsu vb).
- Birlikte akan.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Birbirine karışan akarsu.
- Bir başka akarsuyla birleşen akarsu.
Confluent ingilizcede ne demek, Confluent nerede nasıl kullanılır?
Confluence : İzdiham. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birlikte akma. Birleşme. Kesişme noktası. Kavşak. Irmakların birleşmesi. Bir arada akma. Kalabalık.
Confluence analysis : Eş-gidiş çözümlemesi.
Confluences : Birleşme. Irmakların birleşmesi. Bir arada akma. Kalabalık. Kavşak. Kesişme noktası. Birlikte akma. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. İzdiham.
Confluens : Birleşme, kavşak, toplanma yeri. Konfluens. Toplak.
Conflux : İki suyun birleşme yeri. Birleşme. Bir akarsuya karışan küçük dere. Kesişme noktası. İzdiham. Birlikte akma. Kavşak.
Conflation : Bir metinde iki biçimin bir arada bulunması. İki metni bir metne birleştirme. İki metin birleşiminin ürünü olan metin. Birleştirme.
Conflagration : Kontrol altına alınamayan büyük yangın. Büyük ve tahrip edici yangın. Yangın felaketi. Büyük yangın.
Conflict : Çekişme. Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Zıtlık. Savaşmak. Tutmamak. Uyuşmazlık. Çekişmek. Görüş ve kanıların aykırılığından doğan karşıtlık. Bağdaşmamak. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması.
Conflagrant : Yanma. Alev alev.
Conflate : Bir araya getirmek. Birleşmiş. Birleşik (iki yazı vb). Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki metnin bir taneye). Birleşik. Bir araya gelen.
İngilizce Confluent Türkçe anlamı, Confluent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Confluent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Connivent : Yaklaşan. Birbiriyle birleşen.
Enclitics : Önceki sözcükle birleşen kelime. Sonu bağlımlı. Enklitik.
Joined : Çatık. Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Birleşmiş. Bağlanmış. Ekli. Katılan. Birleşik. Birleştirilmiş. Birleştirilen.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Component : Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölük. Öğe. Tamamlayıcı parça. Unsur. (tamamlayıcı) parça. Eleman. Bileşken.
Concurrent : Anlaşmış. Rastlantısal. Kesişen. Eş zamanlı. Aynı zamanda olan. Koşutzamanlı. Uyuşmuş. Anlaşma içinde. Aynı olan.
Tributary : Haraçlı. Haraca bağlanmış, vergi ödeyen: erdel, osmanlı devletine haraçlı bir beylikti. Akarsu. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Haraç veren hükümet. Anaırmağa karışan akarsu, bk. ikincil kollar. Kol. Geleğen. Irmak ayağı. Akarsu kolu.
Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Confluent synonyms : intermingling, adventife cone, agricultural production, air route, enclitic, abrasion platform, aluvial terrace, feeder, alluvial deposit, affluent, agricultural co operative, merging, agrarian geography, altimetric profile, aboriginal population, age pyramid, abandoned meander, branch, convergent.
Confluent zıt anlamlı kelimeler, Confluent kelime anlamı
Divergent : Muhtelif. Iraksak. Diverjan. Dıvergent. Çeşitli. Birbirine karşı. Birbirinden ayrılan. Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan. Farklı. Ayrı.
Distributary : Nehir kolu. Asıl nehirden dışarı akan kol. Delta yapan kol.
Confluent ingilizce tanımı, definition of Confluent
Confluent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small steam which flows into a large one. Meeting in their course. Flowing together. Running one into another.

Bu kısımda Confluent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Confluent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Confluent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Confluent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.