Assemblages türkçesi Assemblages nedir

Assemblages ingilizcede ne demek, Assemblages nerede nasıl kullanılır?

Assemblage zone : Taşıl biçimlerinin doğal bir topluluğu ile belirtilen katmanlar. Doğay kuşağı.

Assemblage : Toplanma. Bir araya toplama. Kalabalık. Toplama. Meclis. Topluluk. Birleştirme. Küme. Bir araya toplanma. Montaj.

Assemble : Toplantı yapmak. Birleşmek. Montaj yapmak. Çevirmek. Çevirmek (program). Bir araya toplamak. Birleştirmek. Toplaşmak. Monte etmek. Toplamak.

Assembled : Toplu. Mecmu. Birleşmiş. Toplanan. Toplanmış. Birlikte yapılmış. Oluşturmak. Çatma.

Assembler : Çevirici. Çevirici (bilgisayar). Çevrici. Derleyici. Çeviri programı. Monte edici. Birleştirici. Çevirici program. Montajcı. Montör.

Assembly : Kurul. İçtima (askeri terim). Çevirme (bilgisayar). Topluluk. Meclis. Çatma. Çevirme. Dizileme. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. İçtima.

Assembly area : Toplanma alanı. İçtima alanı.

Assemblers : Çevirici (bilgisayar). Montajcı. Çevirici. Çevirici program. Montör. Derleyici. Monte edici. Birleştirici. Çevrici. Çeviri programı.

Assembling : Çevirme. Takma. Toplu. Birleştirme. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Toplanarak. Toplanma. Kur-tak. Montaj.

 

Assembly hall : Toplantı salonu.

İngilizce Assemblages Türkçe anlamı, Assemblages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assemblages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assembly : Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Çatma. Birleştirme. Topluluk. Kurmak. Dizileme. Kurul. Çevirme.

Aggregations : Bir araya gelme. Birleştirme. Toplama. Yığışım. Küme. Yığın.

Quorum : Salt çoğunluk. Karar nisabı. Yeter çoğunluk. Yeter sayı. Üye yeter sayısı. Nisap. Gerekli çoğunluk. Yetersayı. Yeterli çoğunluk. Çekirdek.

Floor : Tam gaz vermek. Yer. Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Taş döşemek. Köklemek. Afallatmak. Yere yıkmak. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yenmek.

Table : Yemek. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Sofra. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Listeye geçirmek. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. Masaya koymak. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Tartışmaya sunmak.

 

Caboodle : Takım. Cemaat. Bol. Hepsi.

Installations : Tesisat. Üs. Kurma. Tesisatlar. Atama. Yerleştirme. Tesis. Tertibat.

Quintet : Beşleme. Beş ikili öğeden oluşan çoklu. Kuintet. Beş kişilik grup. Beşli. Beş çalgılı parça.

Trio : Üçlü. Üçlü takım. Üç kişilik grup. Triyo. Üç kişilik türküm. Trio.

Conclave : Kardinaller toplantısı. Özel toplantı. Kardinaller meclisi. Oturum. Papayı seçmek için kardinallerin toplanması.

Assemblages synonyms : sixsome, cast of characters, fivesome, group meeting, rap group, social affair, sevensome, wine tasting, concentration, social group, rave up, class, throng, course, montage, room, erection, community, army, concourses, congresses, agglomerations, quintette, grade, chamber, camp, cohorts, congestions, sextette, congestion, hookup, confluences, board.

Assemblages zıt anlamlı kelimeler, Assemblages kelime anlamı

Disassembly : Söküm. Ayırma. Parçalara kısımlara ayırma. Parçalara ayırma. Sökme. Demonte. Demontaj. Söküş. Dağılım.

Fauna : Hayvanat. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bölge hayvanlarının tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Doğay. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Fauna. Hayvan topluluğu.

Flora : Bir bölgenin bitki örtüsü topluluğu. Bitki örtüsü. Belli bir bölgede yetişen bitki. Bitkiler. Vücudun belirli bir yerinde bulunan mikroplar. Flora. Mikrobiyel çeşitlilik. Yeşil örtü. Bitey.

Assemblages antonyms : prosecution, defense.