Bolthead türkçesi Bolthead nedir

  • Cıvata başı.

Bolthead ingilizcede ne demek, Bolthead nerede nasıl kullanılır?

Boltheads : Cıvata başı.

Bolt cutter : Cıvata keskisi. Cıvata kesici. Cıvata tezgahı.

Bolt down : İçki yuvarlamak. Kadeh yuvarlamak. İçki içmek. Atıştırmak.

Bolt from the blue : Labbadak. Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}). Tepeden inme. Ani sürpriz. Beklenmedik sürpriz. Beklenmedik sürpiz.

Bolt head : Cıvata ucu. Civata başı. Cıvata başı.

Bolt hole : Sığınak. Bir askerin içinde saklanabileceği veya uyuyabileceği duvarda bulunan delik. Farenin vb kaçtığı delik. Civata deliği. Kaçış yeri. Cıvata deliği. Bir hayvanın güvenlik için kaçabileceği delik. Güvenliğe çıkan yol. Kaçış yolu. Kaçış rotası.

Bolt upright : Dimdik. Kendinden emin biçimde dimdik.

Bolt washer : Cıvata rondelası.

A bolt from the blue : Hiç umulmayan bir iş. Sürpriz. Umulmadık şey. Tepeden inme. Hiç beklenmedik şey. Hiç beklenmedik bir haber. Hiç beklenmedik bir iş. Hiç beklenmedik bir olay. Hiç umulmayan bir olay. Hiç umulmayan bir haber.

 

Bolt of lightning : Yıldırım.

İngilizce Bolthead Türkçe anlamı, Bolthead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bolthead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fire eater : Ateş yutan eğlendirici. Ateş yiyen. Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad. Alevyiyen. Çıngar çıkaran kimse. Ateş yutan. Ateş yutan hokkabaz.

Pout : Surat asma. Somurtma. Darılmak. Dudak bükme. Mezgit türünden bir balık. Surat etmek. Somurtmak. Hafifçe dudak bükmek. Dudak bükmek. Surat asmak.

Hornpout : Boynuzlu balık.

Crank : Saplantı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kelime oyunu. Deli. Kıvırmak. Krank kolu çevirmek. Manivela. Saplantılı kimse. Krankla bağlamak. Kol.

Churl : Ayı. Pinti herif (argo terim). Hödük. Cimri. Hödük (argo terim). Hayvan. Köylü. Kaba adam. Hanzo. Cimri kimse.

Grump : Asık yüzlülük. Huysuz tip. Homurdanan kimse. Kendi kendine söylenen. Söylenen kimse.

Bolt head : Cıvata ucu. Civata başı.

Grouch : Durmadan sızlanan kimse. Sızlanmak. Huysuzluk. Yakınmak. Dırdırcı. Homurdanma. Şikayet etmek. Söylenme. Söylenmek. Vızıltı.

Brown bullhead : Kahverengi yayın balığı.

Bolthead synonyms : ameiurus, horned pout, bullhead catfish, siluriform fish, ameiurus melas, genus ameiurus, crosspatch, boltheads, catfish.

Bolthead ingilizce tanımı, definition of Bolthead

Bolthead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A long, straight-necked, glass vessel for chemical distillations. Called also a matrass or receiver.