Bolt upright türkçesi Bolt upright nedir

  • Kendinden emin biçimde dimdik.
  • Dimdik.

Bolt upright ile ilgili cümleler

English: She stood bolt upright.
Turkish: O civatayı dik durdurdu.

Bolt upright ingilizcede ne demek, Bolt upright nerede nasıl kullanılır?

Bolt : Elemek. Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi. Çiğnemeden yutmak. Süzmek. Sürgü düzeni. Kaçmak. İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi. Tülbentten geçirmek. Cıvatalamak. Sürmelemek.

Upright : Dik. Kalkık. Dürüst. Doğru. Direk. Dik duran şey. Yüksek atlamalarda, aşılması gereken çıtayı taşıyan ayakların konduğu direklerden her biri. Dik uzanan. Dikme.

Bolt cutter : Cıvata tezgahı. Cıvata keskisi. Cıvata kesici.

Bolt down : Atıştırmak. İçki içmek. Kadeh yuvarlamak. İçki yuvarlamak.

Bolt from the blue : Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}). Beklenmedik sürpriz. Tepeden inme. Labbadak. Beklenmedik sürpiz. Ani sürpriz.

Bolt head : Civata başı. Cıvata ucu. Cıvata başı.

İngilizce Bolt upright Türkçe anlamı, Bolt upright eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bolt upright ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beak : Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Okul müdürü. Kuşların ağızlarında sert çıkıntı yapan kısım. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Burun. Kakaç. Ağız. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). İbrik ağzı.

Sheering : Düpedüz. Rotadan çıkmak. Büsbütün. Rotadan sapmak. Sapmak. Halis. Dikey. Şeffaf. Tam.

Upright : Direk. Dik uzanan. Onat. Nezih. Dikme. Dikey. Dik duran şey. Doğru.

Upstanding : Dinç. Dik. Asil. Doğru. Dürüst. Namuslu. Gürbüz.

Angularly : Açısal olarak. Soğuk bir şekilde. Soğuk soğuk (bakmak vb). Açılı bir biçimde. Dik dik. Açısal bir biçimde. Kemikli sayılır halde. Sivri bir halde. Sevimsiz bir şekilde.

Sheer : Büsbütün. Şeffaf. Sapmak. Tam. Rotadan çıkmak. Halis. Dikey. Rotadan sapmak. Düpedüz.

Uprightly : Dik. Dik şekilde. Dikey olarak.

Bill : Cetvel. Banknot. Beyanname. Afiş. Burun. Keser. Poliçe. Tahvil. Uzantı. Denize uzanan kara parçası.

Rigid : Sabit. Katı. Kesin. Şiddetli. Bükülmez. Değişmez. Esnemez. Eğilmez. Rijid.

Bolt upright synonyms : bold upright, stiffly, sheers, erect.