Bombardment türkçesi Bombardment nedir

  • Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
  • Bombalama.
  • Bombardıman.
  • Dövüm.
  • Bir madde üzerine ard arda nükleer tanecikler gönderme işlemi.
  • Topa tutma.
  • Bir özdeğin hızlı parçacıklarla ya ışınımlarla dövülmesi; öğecikler dövme ile uyarılır ya da çekirdekleri dönüşerek, öğecik tür değiştirir.

Bombardment ingilizcede ne demek, Bombardment nerede nasıl kullanılır?

Bombardment airplane : Bombardıman uçağı.

Heavy bombardment aircraft : Ağır bombardıman uçağı.

Cathode bombardment : Katot bombardımanı.

Cross bombardment : Çapraz bombardıman.

Electrons bombardment : Elektron bombardımanı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronların belirli bir ereğin üzerine düşürülmesi durumu.

Bombards : Bombardıman yapmak. Bombalamak. Yağmuruna tutmak. Sıkıştırmak. Topa tutmak. Bombardıman etmek. Gülle yağdırmak. Üzerine varmak. Soru yağmuruna tutmak. Dövmek.

Bombardon : Tubaya benzeyen ancak daha düşük perdeli bir nefesli müzik aleti. Tubaya benzeyen bir enstrüman. Tuba benzeri pirinç enstrüman.

Bombardments : Topa tutma. Bombalama. Bombardıman.

Bombardier beetle : Kendisini, pis kokulu bir salgı püskürterek savunan ve ölü omurgalılara üşüşebilen kınkanatlı böcek. Osurgan böceği.

Counterbombardment : Karşı bombardıman.

 

İngilizce Bombardment Türkçe anlamı, Bombardment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bombardment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bombings : Bombalı eylem. Graffiti yapmak. Bombalama eylemi. Bombalı saldırı. Bombalayan. Bombalayarak.

Outpouring : Karşı konulamaz duygu. Dışa vurum. Taşırma. İçini dökme. Taşma. Dökülme.

Radiation : Bir kaynaktan, dalga ya da parçacık biçiminde uzaya yayılan erke. anlamdaş ışıma 2. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çekincik ya da eksiciklerin, alt nicem durularına geçmeleriyle ışınlar salmaları olayı. Bir kaynaktan elektromanyetik dalga ya da hızlı parçacıklar demetinin yayınlanması. ışıma. Yayılma. Parçacıklar ya da elektromanyetik dalgalar biçiminde yayımlanan ya da taşınan erke (enerji) ya da güç. Bir titreşim, kaynağının, özellikle bir akımmıknatıssal titreşim kaynağının, içinde bulunduğu ortama dalgalar durumunda erke yayımı. ışametkin özdeklerin parçacık ya da dalga biçiminde erke ışıması, anlamdaş ışınım. Radyasyon. Işınım. Işın saçma.

Strafing : Bombardıman etme. Azarlama. Kınama. Yalama hücumu. Yalama taarruzu.

Cannonading : Topa tutak. Topa tutmak. Bombardıman etmek.

Onslaught : Şiddetli saldırı. Hamle. Hücum. Şiddetli hücum. Saldırı. Acımasız eleştiri. Saldırma.

Cannonaded : Topa tutak. Bombardıman etmek. Topa tutmak.

Language : Mesleki dil. Dil. Edebiyat. Lisan. Konuşulur. Dili.

[#salvo Salvos] : Top atışı ile selamlama. Alkış yağmuru. Bahane. Yaylım ateşi. Salvo. Baştan savma.

Bombardment synonyms : linguistic communication, bombardments, drum fire, salvo, salvo bombing, salvoing, bombing, salvoes, barrage, cannonade, strafe, forging, shelling, cannonades.

 

Bombardment ingilizce tanımı, definition of Bombardment

Bombardment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of throwing bombs and shot into a town or fortified place. An attack upon a fortress or fortified town, with shells, hot shot, rockets, etc.