Radiation türkçesi Radiation nedir

  • Çekincik ya da eksiciklerin, alt nicem durularına geçmeleriyle ışınlar salmaları olayı.
  • Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Parçacıklar ya da elektromanyetik dalgalar biçiminde erke yayımı ya da taşınması, bk. ışınım.
  • Parçacıklar ya da elektromanyetik dalgalar biçiminde yayımlanan ya da taşınan erke (enerji) ya da güç.
  • Bir kaynaktan elektromanyetik dalga veya hızlı parçacıklar demetinin yayılması, ışınım. hayvan vücudunun yüzeyindeki ısının elektromanyetik dalgalar şeklinde çevreye yayılması.
  • Herhangi bir kaynaktan herhangi bir ışın, dalga devinimi ya da taneciğin yayılması. bir elektrik yükünün ivmesinden doğan, elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili erkenin dalgalarından oluşan ışınım; elektromıknatıs ışınım.
  • Elektromıknatıs dalgalar biçiminde yol alan erke.
  • Bir kaynaktan, dalga ya da parçacık biçiminde uzaya yayılan erke. anlamdaş ışıma 2.
  • Işıma.
  • Dalgalar ya da parçacıklar halinde uzaya yayılan erke.
  • Bir kaynaktan elektromanyetik dalga ya da hızlı parçacıklar demetinin yayınlanması. ışıma.
  • Radyasyon.
  • Bir titreşim, kaynağının, özellikle bir akımmıknatıssal titreşim kaynağının, içinde bulunduğu ortama dalgalar durumunda erke yayımı. ışametkin özdeklerin parçacık ya da dalga biçiminde erke ışıması, anlamdaş ışınım.
  • Erkenin uzayda dalga biçiminde yayımı ya da ilerlemesi. ısının, kaynağından bir özdeğe doğru, aradaki ortamı etkilemeden aktarımı.
  • Işın saçma.
  • Işınım.
  • Yayılma.
 

Radiation ile ilgili cümleler

English: The foxes that have been exposed to radiation in Chernobyl for twenty-nine years no longer fear humans and are willing to eat from their hands.
Turkish: Yirmi dokuz yıldır Çernobil'de radyasyona maruz kalmış tilkiler artık insanlardan korkmuyor ve onların ellerinden yemeye hazırlar.

English: We don't want any radiation around.
Turkish: Çevrede hiç radyasyon istemiyoruz.

English: Yesterday my brother went to Fukushima to help the inhabitants. I'm afraid that the radiation will increase.
Turkish: Dün, kardeşim sakinlere yardım etmek için Fukushima'ya gitti. Korkarım ki radyasyon artacak.

English: Is there any danger of radiation?
Turkish: Herhangi bir radyasyon tehlikesi var mı?

English: Cleaning up radiation, in soil, air, and water, became possible in the 23rd century.
Turkish: Topraktaki, havadaki ve sudaki radyasyonu temizlemek 23.yüzyılda mümkün oldu.

Radiation ingilizcede ne demek, Radiation nerede nasıl kullanılır?

Radiation accident : Radyasyon kazası.

Radiation biology : Radyobiyoloji. Canlı organizmalar üzerinde ışınların zararlı etkilerinin incelenmesiyle uğraşan bilim dalı. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İyonlaştırıcı ışınımın canlı doku üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı. Canlı organizmalar üzerinde ışınların zararlı etkilerinin incelenmesiyle uğraşan bilim dalı, radyobiyoloji. Radyasyon sonucu gelişen cilt iltihabı. Radyasyon biyolojisi.

 

Radiation chemistry : X ışınları, y ışınları gibi yüksek erkeli ışınların etkisinden doğan kimyasal olayları inceleyen kimya dalı. X-ışınları, y ışınları gibi yüksek erkeli ışınların etkisindendoğan olayları inceleyen kimya dalı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Işınım kimyası. Radyasyon kimyası.

Radiation counter : Radyasyon sayacı. Işıma sayacı.

Radiation damage : Radyasyon hasarı. Işınım zararı. Radyasyon zararı. Bir maddenin radyoaktif kirlenmesi sonucu, fiziksel ve kimyasal özelliklerinde oluşan olumsuz değişimler. Işınım hasarı.

Radiation pattern : Işıma örüntüsü.

Radiation field : İçinde ışınım yayılan alan. Işıma alanı. Işınım alanı.

Radiation meter : Radyasyonmetre. İçerdiği birçok ışınım bulucusu yardımıyla, iyonlaştırıcı ışınımın boyutunu belirlemeye yarayan ölçüm aygıtı. Işınımölçer.

Radiation detector : Radyasyon algılayıcısı. Işınım sezicisi. Işınım bulucusu. Işınım belirteci. Radyasyon detektörü. Radyasyon dedektörü.

Radiation intensity : Radyasyon yoğunluğu. Işınım yeğinliği. Radyasyon şiddeti. Işıma yoğunluğu. Işıma yeğinliği.

İngilizce Radiation Türkçe anlamı, Radiation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radiation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creepages : Akış. Kaçak yolu. Kayma. Sızıntı. Dağılma.

Circulation : Dolaşma. Piyasadaki para miktarı. Dolanım. Devir. Dolaşım (kan veya hava için). Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon. Dağıtım. Tedavül. Bitki, biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Deployment : Konuşlanma. Açılma. Mevzilenme. Konuşlandırma. Savaş düzeni alma. Plana göre yerleştirme. Serme. Dağıtım.

Diaspora : Dağılma. Diyaspora. Bugün israil dışında yaşayan yahudi topluluğu için kullanılan terim. Yahudi sürgünü. Aynı aile mensupları arasındaki yahudilerin israil dışındaki ülkelere dağılımı (babil esaretinden sonra). Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup.

Bombardment : Bombardıman. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Bombalama. Dövüm. Topa tutma. Bir özdeğin hızlı parçacıklarla ya ışınımlarla dövülmesi; öğecikler dövme ile uyarılır ya da çekirdekleri dönüşerek, öğecik tür değiştirir. Bir madde üzerine ard arda nükleer tanecikler gönderme işlemi.

Deployments : Savaş düzeni alma. Konuşlanma. Mevzilenme. Yerleştirme. Konuşlandırma. Serme. Plana göre yerleştirme. Açılma. Dağıtım.

Creep : Kayma. (sarmaşık vb) sarılmak. Toprak kayması. Sünmek. Kaymak. Sürünerek ilerlemek. Emekleme. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi. Sızıntı. Sürünmek.

Contagions : Geçme. Kötü etki. Bulaşıcı hastalık. Bulaşma.

Energy : Mecal. Kuvvet. Çalışmada, her türlü üretimin yaratılmasında, ulaşımda sayılı bir dayanak olan, bir bölümü elektrik, akaryakıt, kömür vb.; bir bölümü de rüzgar, su, güneş ısısı gibi kaynaklar ya da insan ve hayvandan sağlanan güçlerin tümü. Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç. Kudret. Gayret. Can. Erke. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taneciklerin devinimini ya da devinim yapabilme gerilimlerini ölçen nicelik.

Creeps : Sürünme. Sızıntı. Ürperme. Yuva. Kayma. Toprak kayması. Sevilmeyen kimse. Yaltakçı. Emekleme.

Radiation synonyms : nonparticulate radiation, electromagnetic wave, deploying, radiance, being opened, luminescence, radiances, diffusion, aberration, electromagnetic radiation, coruscations, free energy, ionizing radiation, solar radiation, emission, contagion, cosmic radiation, coruscation, creepage, diffusing, diasporas, radiations, emanation.

Radiation ingilizce tanımı, definition of Radiation

Radiation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of radiating, or the state of being radiated. Beamy brightness. Emission and diffusion of rays of light.