Bonelet türkçesi Bonelet nedir

Bonelet ingilizcede ne demek, Bonelet nerede nasıl kullanılır?

Boneless : İçinde kemik bulunmayan. Kemikleri olmayan. Kemiksiz. Kılçıksız.

Boneless meat : Lop et.

Backboneless : Güçlü karakterde olmayan. Zayıf. Omurgasız.

Bonelia : Kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfının, ekiuroyidler (echiuroidea) takımından, dişileri 5 cm kadar boyda ve yumurta biçiminde, 10 cm kadar uzunlukta ucu çatallı bir hortumu bulunan, erkekleri çok küçük, hortumu, ağzı, anüsü bulunmayan, yumurtadan çıkan larvaları dişiye rastlarsa dişinin hortumu üzerine yerleşerek gelişen ve erkek olan, bir dişiye rastlamadıkları zaman dibe çökerek dişileri meydana getiren, atlantik okyanusu'nda ve akdeniz'de yaşayan bir halkalı solucan türü. Yeşil bonelya.

Bonelike : Kemiksi.

Bone bed : İçinde çok sayıda taşlaşmış kemik parçaları bulunan seviye. Kemik yatağı. İçinde çok taşıllaşmış kemik ya da kemik parçaları bulunan katman.

Bone about : Duraksamadan yapmak.

Bone abscess : Kemik apsesi.

Bone cell : Osteosit. Kemik hücresi.

Bone ash rate : Kemik kül oranı. Fosforun biyolojik değerliliğini belirlemek için kullanılan bir yöntem olup tibya veya parmak kemiğinin haşlanması, eter içinde bekletilerek yağdan arındırılması, kurutularak kül fırınında 500-550 oc’de yakılması, formül yardımıyla kemik kül oranın hesaplanması.

 

İngilizce Bonelet Türkçe anlamı, Bonelet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonelet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Os : Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Os lentikulare. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale ıı ve ııı’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad. Os lunatum. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Os karpale ıv. Orta kulak kemikçiklerinden birisi.

Middle ear : Orta kulak. Ortakulak. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.

Tympanum : Kulak zarı. Alın (kapı vb.). Kemer aynalığı. Bir çeşit büyüf tef. Baskı plağı. Tımpan. Kulak davulu. Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar. Baskı plakı.

Bone : Kemikler. Üstühan. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Kılçık. Hafızlamak. Kemik fosfatı. Ayıklamak. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Sünük.

 

Ossicle : Kemik parçası. Kulak kemikçiği.

Tympanic cavity : Timpanum. Timpan oyuğu. Orta kulak. Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar. Ortakulak. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.

Ossiculum : Osikülüm.

Bonelet synonyms : auditory ossicle.