Boppers türkçesi Boppers nedir

  • Bopçu.
  • Bop (bir caz müziği biçimi) çalan müzisyen.

Boppers ingilizcede ne demek, Boppers nerede nasıl kullanılır?

Teenyboppers : On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki hippi kız.

Bopper : Bop (bir caz müziği biçimi) çalan müzisyen. Bopçu.

Teenybopper : On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki hippi kız.

Bopped : Darbe. Vurmak. Vuruş. Darbelemek (argo terim). Bir caz üslubu.

Bopping : Vuruş. Bir caz üslubu. Darbe. Vurmak. Darbelemek (argo terim).

Carboplatin : Sisplatin kadar güçlü antineoplastik etkisi olan fakat kusturucu etkisiyle böbrek ve sinir sistemi üzerindeki zehirli etkisi daha düşük olan bir sisplatin benzeri kanser önleyici ilaç. Karboplatin.

Ephebophilia : Hebephilia. Yeniyetmelere (ergenliğin başlarında olan) karşı yetişkin bir insanın cinsel tercihi ve cinsel çekimi. Bir yetişkin tarafından genç birine karşı hissedilen cinsel çekim. Genç kız veya erkeklerin kendilerinden yaşça büyük olan karşı cinse ilgi duymaları.

Bopeep : Yüzünü kapayip birden açma oyunu. Çocukların saklanarak ve aniden ortaya çıkıp peekaboo (ce-ee) veya boo (heyya) diye bağırarak oynadıkları bir oyun.

Bebop : Caz müziğin ilk hali. Caz müzik türü. Bir tür caz müziği.

Bebops : Caz müzik türü. Caz müziğin ilk hali.

İngilizce Boppers Türkçe anlamı, Boppers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Boppers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conductor : İletken. Orkestra yöneticisi. Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı. Paratoner. Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Kılavuz. Koro şefi. Kondüktör. Önder. Lider.

Receptacle : Zarf. Yuva. Priz. İçine öteberi konan kap. Çiçeklik. Havuz. Koyacak. Hazne. Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır.

Copper glance : Bakır cevheri. Bakır parıltısı. Sülfürlü bakır. Mineral. (yaklaşık olarak cu2s bileşiminde; metalimsi parıltı, açık gri; çizgi, koyu gri; sertlik 2.5-3, özgül ağırlık 5.5-5.8; rombusal.). Kalkosin.

Cuprite : Mineral. (cu2o; yarı metalimsi parıltı, koyu kırmızımsı; çizgi kahverengi kırmızısı; sertlik 3.5-4, özgül ağırlık 5.8-6.14; kubusal.). Bakır cevheri (mineral). Kuprit.

Metal : Madeni. Metal. Tıynet. Metalik. Madde. Tabiat. Kırık taş. Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.). Madenle kaplamak. Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.

Malachite : Malakit. Bakırtaşı. Bakır taşı.

 

Bronze : Bronz. Bronzdan yapılmış. Bronz rengi. Genellikle % 1-10 kalay ve % 90-99 bakırdan oluşan alaşımlar. Bronzlaştırmak. Tunç. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bronzlaşmak. Bronz sanat eseri.

Brass : Tıngır. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Küstahlık. Yüzsüzlük. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Cüret. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Yüksek rütbeli subaylar. Pirinçten yapılmış eşya. Mangır.

Copper pyrites : Bakır piriti. Bakır priti. Bakır demir sülfür.

Boppers synonyms : metallic element, blister copper, atomic number 29, peacock ore, bopper, chalcopyrite, chalcocite, cu, bornite.

Boppers zıt anlamlı kelimeler, Boppers kelime anlamı

Insulator : Yalıtkan. İzolatör. Yalıtkan madde. Kalorifer. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Fincan. Yalıtaç. Yalıtıcı. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek.

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse.