Braiser türkçesi Braiser nedir

Braiser ingilizcede ne demek, Braiser nerede nasıl kullanılır?

Braise : Tencerede pişirmek. Kendi suyuyla kısık ateşte pişirmek. Yağda çevirmek. Ağır ateşte pişirmek. Kapalı kapta ve ağır ateşte pişirmek.

Braised : Ağır ateşte pişmiş. Ağır ateşte pişirilmiş. Kendi suyuyla kısık ateşte pişirilmiş.

Braised beef : Sığır eti rosto.

Braised leeks : Kızarmış pırasa.

Braised meat : Kavurma.

Braid : Şerit. Tutturmak. Saç örgüsü. Şeritle süslemek. Bağlamak. Saçını örgü yapmak. Saçını örmek. Kordon. Örmek. Örgü.

Braises : Tencerede pişirmek. Yağda çevirmek. Ağır ateşte pişirmek. Kendi suyuyla kısık ateşte pişirmek. Kapalı kapta ve ağır ateşte pişirmek.

Algebraist : Cebir uzamanı. Cebir uzmanı. Cebirci.

Hebraistic : İbranilere ait.

Abraision of coin : Uzun süre dolaşımda kalması sonucu bir madensel paranın ağırlığını yitirmesi. Para aşınması.

İngilizce Braiser Türkçe anlamı, Braiser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braiser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertize : Reklamını yapmak. İlan etmek. Duyurmak. Reklam yapmak. Tanıtım yapmak. İlan vermek.

Rave : Kudurmak. Hezeyan etmek. Deli gibi abuk sabuk konuşmak. Saçmalamak. Deli olmak. Küplere binmek. Kafayı yemek. Hayran olmak. Çılgınca bağırıp çağırmak. Kafayı çizmek.

 

Cooking pot : Derin tava. Yemek pişirmek için kullanılan yuvarlak ve derin kap.

Assess : Tahakkuk ettirmek. Para cezası vermek. Yargı. Vergi koymak. Talep etmek (bir miktar para). Değerlendirmeye almak. Değerlendirme yapmak. Değerini biçmek. Hesaplamak. Tayin etmek (para miktarını).

Push : Yaklaşmak (yaş). Kakma. Kakmak. Basmak (düğme vb'ne). Ikınmak. İlerleme. Destek. Dürtme. Çaba. Basmak.

Commend : Takdir etmek. Emanet etmek. Salık vermek. Tevdi etmek. Övmek. Ismarlamak. Saygılar sunmak. Saygılarını sunmak. Methetmek. Tavsiye etmek.

Eulogize : Sitayişle bahsetmek. Sena etmek. Methetmek. Övmek.

Troll : Suda oltayı çekerek balık tutmak. Bağıra bağıra şarkı söylemek. Yüksek sesle şarkı söylemek. Oltayı suda sürükleyerek balık tutmak. Tekrar. Oltayla balık tutmak. Olta yemi. Trol. Döndürmek. Tepelerde bulunduğu düşünülen iskandinav kökenli efsanevi dev veya cüce.

Blandish : Yağ çekmek.

Value : Kıymetini bilmek. Kıymet. İtibar. Önem. Önem vermek. Değer biçmek. Kıymet takdir etmek. Değerini bilmek. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Keşide etmek.

Braiser synonyms : glorify, proclaim, compliment, measure, increase, advertise, billycan, exalt, billycans, cooker, saucepan, extol, bump up, applaud, kettle, gush, valuate, laud, stewpan, recommend, congratulate, promote, evaluate, puff, cookers, sonnet, puff up, saucepans, eulogise, salute, flatter, kettles, appraise.

Braiser zıt anlamlı kelimeler, Braiser kelime anlamı

 

Disparage : Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Batırmak. Hor görmek. Küçük düşürmek. Aşağı görmek. Kötülemek. Kötümsemek. Küçük görmek. Adamdan saymamak.

Criticize : Kritiğini yapmak. Ayıplamak. Tenkit etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştirmek. Kritik etmek. Eleştiri yöneltmek. Yermek. Eleştiri getirmek. Kusur bulmak.

Decrease : Eksiltmek. Eksilme. İnişe geçmek. Eksilmek. Eksiltme. Küçültmek. İnmek. Düşüş. Küçülmek. Azalma.

Braiser ingilizce tanımı, definition of Braiser

Braiser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kettle or pan for braising.