Branchings türkçesi Branchings nedir

  • [#dal Dallandırma].
  • Dallara ayrılarak.
  • Dallanan.
  • Dallanma.
  • Dallanarak.
  • Şubeleşme.
  • Branşlara ayırma.
  • Kollara ayırma.
  • Branşlaşan.

Branchings ingilizcede ne demek, Branchings nerede nasıl kullanılır?

Branching instruction : Sapma komutu.

Branching process : Dallandırma süreci. Dallanma süreci.

Branching ratio : Dallanlım oranı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Taneciklerin çarpışması sonucunda ortaya çıkan olayların olasılıkları arasındaki oran. Eşizleri olan bir öğede, alfa ve beta parçalanmasına uğrayan öğeciklerin sayılarının oranı. Dallanma oranı. Dallanım oranı.

Conditional branching : Koşullu dallanma.

Dichotomical branching : Genellikle tek apikal hücre ya da apikal hücre grubunun iki parçaya bölünmesiyle meydana gelen, eğreltilerde yaygın olarak, tohumlu bitkilerde ise nadiren görülen dallanma tipi. Dikotomik dallanma.

Branchial arch : Solungaç yayı. Balıklarda yutağın yanlarında bulunan ve solungaç ipliklerini kapsayan yay biçimindeki yapılar. Solungaçları destekleyen iskelet yapı, branşiyal kemer. Solungaç kemeri.

Branchial sac : Taşemenlerde bulunan, solungaçları kapsayan ve dışarısı ile bağlı olan keseler. bütün kordalı embriyolarında yutağın yan duvarlarından dışa gelişen keseler olup balık ve amfibyumlarda solungaç yarıklarına gelişir. gömleklilerde duvarlarının üzerindeki yarıklar aracılığıyla solungaç görevi yapan sindirim kanalının genişlemiş yutak parçası. Solungaç kesesi.

 

Branchial cyst : Branşiyal kist. Genellikle ikinci ve üçüncü yutak solungaç kavisindeki yarıkların tam olarak kapanmamasıyla oluşan ve buradaki epitel artıklarıyla çevrilen, kulak kaidesinin yanında ve boyun yapılarına sıkıca yapışmış olarak bulunan, köpeklerde seyrek olarak görülen, içi tükürük sıvısıyla dolu kese veya şişlik, branşiyal kist, bronkiojenik kist, brankiojenöz kist. Solungaç kisti.

Branchia : Solungaç.

Branchial fistula : Branşiyal fistül. Solungaç fistülü. Embriyonel gelişim sırasında yutak yarıklarının, tek veya iki taraflı olarak kapanmaması ve boyun bölgesinden dışarıya açılmasıyla belirgin, taylarda görülen bir yapılış bozukluğu, boyun fistülü, branşiyal fistül.

İngilizce Branchings Türkçe anlamı, Branchings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Branchings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trifurcation : Üçe ayırma. Üçe bölme. Üç çatal veya kola bölünme. Trifürkasyon.

Fork : Çatallanmak (yol). Kollara ayrılmak. Ayrılmak. Çatal. Çatalla kaldırmak. Çatal biçimi vermek. Çatallaşmak. Çatallaştırmak. Savurmak. Bellemek.

Arthropod genus : Eklembacaklılar cinsi.

Fibrillation : Çırpınım. Kasların seğirmesi (tıp veya medikal terimi). Kalpte kulakçık ve karıncık kaslarının düzensiz olarak çırpınma tarzında dakikada 300-600 arasında değişen titreşimlerinden ileri gelen bir ritim bozukluğu. Fibrilasyon. Elyaf inceltme.

 

Bombardier beetle : Kendisini, pis kokulu bir salgı püskürterek savunan ve ölü omurgalılara üşüşebilen kınkanatlı böcek. Osurgan böceği.

Ramification : Kollara ayrılma. Dallanıp budaklanma. Sonuç.

Goto : Buraya gir. Bir işlemi programın başka bir bölümüne aktaran bilgisayar komutu (bilgisayar). Git. Git dallanma. E- geçmek.

Divarication : Bölünme. Yayma. Yayılma. Fikirde farklılığa katılmama. Anlamda belirsizlik. Divarikasyon.

Brachiating : Dallanıp budaklandırma. Bölünme. Dallanıp budaklanma. Dağılma.

Crotched : Dal budak salan.

Branchings synonyms : carabidae, family carabidae, genus brachinus, forking, division, ramifications, furcation, branching, bifurcation, embranchment.

Branchings zıt anlamlı kelimeler, Branchings kelime anlamı

Convergent : Bir çekitte birleşen. Konverjan. Yakınsak. Yöndeşik. Bir noktada birleşen. Çakışan. Birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan.

Branchless : Şubesiz. Dalsız. Kolsuz.