Bras türkçesi Bras nedir
- Sutyen.
Bras ile ilgili cümleler
English: Gold is similar in color to brass.
Turkish: Altın renk olarak pirinç madenine benzer.
English: Ali was brash.
Turkish: Ali atılgandı.
English: A brass band is marching along the street.
Turkish: Bir bando cadde boyunca uygun adımlarla yürüyüş yapıyor.
English: How long have you been in Brasilia?
Turkish: Ne kadar zamandır Brezilya'dasın?
English: He belongs to the brass band.
Turkish: O, bandoya üyedir.
Bras ingilizcede ne demek, Bras nerede nasıl kullanılır?
Port de bras : Kol hareketi. Klasik balede kol hareketi.
Brash : Atılgan. Küstah. Arsız. Toy. Kırık kaya parçaları. Aceleci. Sırnaşık. Kırpıntı. Acemi. Kırık buz.
Brash fishery : Sığınma kapanı. Sığ sularda karides avcılığında çalı demetlerinden oluşan tuzak.
Brasher : New york eyaletinde yerleşim yeri. Küstah. Yüzsüz. Aceleci. Sırnaşık. Saygısız. Atılgan.
Brashes : Sırnaşık. Sağanak. Kırık buz. Küstah. Kırık taş. Kırpıntı. Atılgan. Aceleci. Arsız. Kırık kaya parçaları.
Brass bath : Pirinç kaplama yunağı.
Brasilia : Brasilia (brezilya'nın başkenti). Brezilya'nın başkenti. Brezilya.
Brasils : Brezilya.
Brashly : Cesaretli bir şekilde cesurca. Aceleci bir şekilde. Küstahça. Saldırganca. Düşüncesizce. Agresif bir şekilde.
Brasier : (britanya ingilizcesi) mangal. Mangal. Yanan kömürü tutan altlık (brazier olarak da yazılır).
İngilizce Bras Türkçe anlamı, Bras eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Latten : Pirinç kaplama. Safiha. İnce sac levha.
Vaunt : Övünme. Büyük söylemek. Övünmek. Övmek. Övüngen.
Alpha brass : Alfa pirinci.
Brassieres : Göğüsbağı. Sütyen.
Muntz metal : Dövülebilir pirinç. Muntz metali.
Triumph : Galip gelmek. Zaferi kutlamak. Zafer. Muzaffer olmak. Zafer alayı. Zafer kazanmak. Yenmek. Övünmek. Başarı. Yengi.
Gas : Uzun süre konuşmak. Gaz pedalı. Boş laf. Benzin almak. Grizu. Laklak etmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gazlamak. Gaz. Gazla zehirlemek.
Gasconade : Gösteriş yapmak. Övünme. Missouri eyaletinde şehir. Övünmek. Böbürlenmek. Yüksekten atmak. Övmek. Methetmek.
Brassiere : Sütyen. Göğüsbağı.
Bras synonyms : guinea gold, hyperbolise, atomic number 29, high brass, copper base alloy, gilding metal, low brass, uplift braissiere, hyperbolize, red brass, magnify, bluster, copper, ormolu, boast, overdraw, gloat, alpha beta brass, exaggerate, puff, blow, shoot a line, yellow metal, crow, bra, swash, cu, tout, overstate, amplify, bearing brass, cartridge brass.
Bras zıt anlamlı kelimeler, Bras kelime anlamı
Understate : Küçük söylemek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Küçümsemek. Olduğundan az göstermek. Hafife almak. Tefrit etmek.
Backward : Geçmişe yönelmiş. Tersine. Yavaş öğrenen. Geçmişe. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Geriye yönelmiş. Kendinden emin olmayan. Ters. Çekingen. Geç kavrayan.

Bu kısımda Bras kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bras ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bras anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bras ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.