Breathier türkçesi Breathier nedir

Breathier ingilizcede ne demek, Breathier nerede nasıl kullanılır?

Breathiest : Soluklu. Anlaşılır olmaması ile karakterize (bir sesin). Hırıltılı.

Breathing : An. Bir nefeslik süre. Solunum. Tümselme. Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması. Soluk alma. Hasret. Nefes alma. Teneffüs. Soluk alıp verme.

Breathing apparatus : Nefes alma cihazı. Solunum aleti. Soluma tertibatı. Solunum cihazı.

Breathing device : Solunum aleti. Nefes alma cihazı. Solunum cihazı.

Breathing exercises : Göğüs kafesinin genişleme ve daralmasına yardımcı olarak solunum eylemini istemli biçimde destekleyen ve solunum bozukluk ve yetersizliklerini gidermek için yapılan alıştırmalar. Solunum alıştırmaları.

Difficulty in breathing : Nefes darlığı.

Breathing technique : Doğru bir solunum için alıştırmalarla geliştirilen yöntemle elde edilen uygulayım. Solunum uygulayımı.

Breathing time : Teneffüs.

Accessory breathing organ : Yardımcı solunum organı. Bazı balıklarda birinci solungaç kemerinin epibranşiyalının vaskülarizel genişlemesiyle biçimlenen ve atmosferik solunum için kullanılan bir organ.

Breathing losses : Solunuma bağlı kayıplar. Yeşil yemlerin biçildikten sonra kuru madde miktarı % 62’ye ulaşıncaya kadar devam eden solunum sonucunda şekerlerin karbondioksit ve suya dönüşerek meydana getirdiği kayıplar.

 

İngilizce Breathier Türkçe anlamı, Breathier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breathier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hiccup : Singultus. Kesikli internet bağlantısı. Hıçkırık. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması. Hıçkırmak. Hık. Geçici kesinti. Hıçkırık tutmak. Hıçkırma.

Expire : Süresi sona ermek. Dolmak (süre). Geçmek. Bitmek. Soluk vermek. Vadesi dolmak. Sönmek. Son nefesini vermek. Ömrünü doldurmak.

Exhale : Soluk vermek. Çıkarmak. (nefes) alıp vermek. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Yaymak. Buhar çıkarmak. Oh çekmek. Çıkarmak (koku). Nefes vermek. (gaz vb) salmak.

Snuffle : Gürültüyle burnunu çekmek. Burnundan konuşma. Burnunu sesli çekmek. Nezle. Koklama. Bkz.sniffle. Burnunu çekme. Burnunu çekmek. Sesli nefes almak. Burnundan konuşmak.

Smoking : Tütme. Çilim çeken. Tüten. Dumanlama. Sigara içen. Sigara kullanımı. Odun ve odun talaşıyla elde edilen duman içerisinde uygulanan, et ve balıkların muhafaza süresini uzatan, ürüne değişik bir tat, koku, lezzet veren bir işleme yöntemi, tütsüleme. Sigara içimi. Çoğunlukla et ve balık gibi ürünlerin korumasını sağlamak, rengini ve tadını geliştirmek, antimikrobiyal ve antioksidan etki sağlamak için odun dumanından yararlanılarak uygulanan işlem, dumanlama, isleme. Sigara içilen.

Wheeze : Hışıldamak. Harıltı. Hışıltı. Hırıldamak. Parlak fikir. Hırıltılı bir ses çıkarmak. Hırıldayarak solumak. Hırıltı. Hırıltıyla solumak. Hırlamak.

 

Wheezier : Cızırtılı. Daha çok horlayan. Daha çok hırlayan. Hırıldayan.

Breathe out : Nefes vermek. Soluk vermek. Havanın ciğerlerden çıkmasını sağlamak.

Inspire : Telkinde bulunmak. İlham almak. Sebep olmak. Uyandırmak. Esinlemek. Canlandırmak. Aşılamak. Soluk almak. İçine çekmek. Telkin etmek.

Snore : Horuldamak. Horlama. Yutaktaki daralmalara bağlı olarak oluşan solunum sesi, farengeal stenoz sesleri. Horultu. Horlamak. Hırıldamak.

Breathier synonyms : saw wood, saw logs, bodily process, stertor, periodic breathing, abdominal breathing, bodily function, body process, breathing out, hyperventilate, cheyne stokes respiration, expiration, eupnea, wheeziest, wheezy, hyperpnea, take a breath, respiration, suspire, artificial respiration, smoke, sniffle, inspiration, breathy, growly, panting, breathe in, second wind, intake, respire, eupnoea, breathing in, activity.

Breathier zıt anlamlı kelimeler, Breathier kelime anlamı

Exhale : (nefes) alıp vermek. Buhar çıkarmak. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Oh çekmek. Çıkarmak. Çıkarmak (koku). Soluk vermek. Yaymak. (gaz vb) salmak. Nefes vermek.

Inhale : Nefes çekmek. Soluk almak. Solumak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). İçmek. Solukla içeri almak. Nefes almak. Teneffüs etmek. Çekmek. İç çekmek.

Hypopnea : Anormal oranda düşük seviyede teneffüs. Hipopne. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Hipopnö. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi.

Breathier antonyms : hyperpnea.