Breathing türkçesi Breathing nedir
- Hasret.
- Tümselme.
- Bir nefeslik süre.
- Teneffüs etme.
- Soluk alıp verme.
- Soluk alma.
- Teneffüs.
- Nefes alma.
- Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Solunum.
- Soluma.
- Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması.
- Nefes.
- Soluk.
- Karın boşluğu ile ciğerlere yeterli ölçüde hava alıp verme.
- Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması.
- Söyleme.
- An.
Breathing ile ilgili cümleler
English: Ali is breathing hard.
Turkish: Ali zor nefes alıyor.
English: Ali tried to control his breathing and remain calm.
Turkish: Ali nefesini kontrol etmeye ve sakin kalmaya çalıştı.
English: Ali seems all right. His pulse and breathing are normal.
Turkish: Ali iyi görünüyor. Onun nabzı ve nefesi normal.
English: Ali is breathing heavily.
Turkish: Ali aşırı derecede nefes alıyor.
English: Ali is breathing normally.
Turkish: Ali normal nefes alıyor.
Breathing ingilizcede ne demek, Breathing nerede nasıl kullanılır?
Breathing apparatus : Solunum aleti. Solunum cihazı. Nefes alma cihazı. Soluma tertibatı.
Breathing device : Nefes alma cihazı. Solunum cihazı. Solunum aleti.
Breathing exercises : Göğüs kafesinin genişleme ve daralmasına yardımcı olarak solunum eylemini istemli biçimde destekleyen ve solunum bozukluk ve yetersizliklerini gidermek için yapılan alıştırmalar. Solunum alıştırmaları.
Breathing in : Nefes almak. Nefesi içine çekmek. Ciğerlere hava çekmek.
Breathing losses : Yeşil yemlerin biçildikten sonra kuru madde miktarı % 62ye ulaşıncaya kadar devam eden solunum sonucunda şekerlerin karbondioksit ve suya dönüşerek meydana getirdiği kayıplar. Solunuma bağlı kayıplar.
Breathing technique : Doğru bir solunum için alıştırmalarla geliştirilen yöntemle elde edilen uygulayım. Solunum uygulayımı.
Breathing spell : Dinlenme.
Difficulty in breathing : Nefes darlığı.
Breathing space : Ara. Mola. Nefes alacak yer. Serbest solunum için yeterli hacim. Dinlenme. Soluklanma.
Control of breathing : Doğru ve güzel konuşmak için gerekli olan denetim. sahne konuşmasındaki kusurun çoğu yanlış ve kötü soluk almadan ileri gelir. doğru soluk alıp verme ve soluk denetimi için özel alıştırmalar vardır. Soluk denetimi. Solunum düzenlenmesi.
İngilizce Breathing Türkçe anlamı, Breathing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breathing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sickest : İğrenç. Dağınık. Kusmak üzere. Özlemiş. Dengesiz (kimse). Hasta. Kusmak. Kusarak çıkarmak. Mide bulandırıcı.
Smoking : Çilim çekme. Sigara kullanımı. Sigara içme. Tüten. Tütsüleme. Sigara içimi. Sigara içilen. Sigara içen. Dumanlama. Tütme.
Recreation : Yeniden yaratma. Hoşça vakit geçirme. Eğlence. Dinlenme. Başını dinlendirme. Yeniden ayağa kaldırma. Yeniden doğuş. Boş zamanı değerlendirme. Bireylerin ya da. toplumsal kümelerin, boş zamanlarında gönüllü olarak yaptıkları dinlendirici ve eğlendirici etkinliklere verilen ad.
Eyewinks : Göz kırpma. Çok kısa zaman süresi. Tek bir an. İz. Göz atma. İma. (arkaik) bakış. Göz kırpması. Lahza.
Inhaling : İçe çekme.
Respire : Nefes almak. Solumak. Soluklanmak. Nefes almak ve vermek. Biraz dilenmek. Soluk almak.
Activity : Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Faaliyet. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Meşguliyet. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketlilik. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İşleklik. Fiil.
Minuted : Tutanak tutmak. Zabıt tutmak. Bir saatin altmışta biri. Dakika. Tutanak. Zabıtname. Saat tutmak. Rapor. Zabıt.
Respiration in cell : Hücre içi solunum.
Hyperpnea : Hiperpne. Hlperpne. Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hiperöpne. Hızlıca soluma. Hızlı ve derin nefes alma. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi).
Breathing synonyms : body process, abdominal breathing, bodily process, bodily function, eupnoeic, breathing out, periodic breathing, stertor, sweet breathed, eupneic, snore, cadaverous, atman, pant, cravings, respiratory, whiffed, articulations, hypopnea, panted, whiffs, ashiest, second wind, mind, taking a breath, longings, craving, hunger for, bouncing, inhalations, aspiration, breathings, interlude.
Breathing zıt anlamlı kelimeler, Breathing kelime anlamı
Hypopnea : Hipopne. Hipopnö. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs.
Hyperpnea : Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hiperpne. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi). Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hlperpne. Hiperöpne. Hızlı ve derin nefes alma. Hızlıca soluma. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma.
Breathless : Korkutucu. Nefes nefese. Soluk kesici. Nefesini tutmuş. Nefessiz. Sessiz. Soluk soluğa kalmış. Rüzgarsız. Soluğu kesilmiş. Soluğu kesen.
Breathing ingilizce tanımı, definition of Breathing
Breathing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of inhaling and exhaling air. Respiration.

Bu kısımda Breathing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breathing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breathing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breathing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.