Breeze türkçesi Breeze nedir
- Coşarak gitmek.
- Esinti.
- Hafif esişli rüzgarlar için de kullanılmakla birlikte, daha çok günlük çevrimsel rüzgarlara verilen ad.
- Püfür püfür esmek.
- Yel.
- Hafif rüzgar.
- Dalıvermek.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Meltem.
- Çocuk oyuncağı.
- Rüzgar gibi gelmek.
Breeze ile ilgili cümleler
English: Stop shooting the breeze and get to work!
Turkish: Gevezeliği kesin ve işe dönün!
English: The breeze kissed her face.
Turkish: Esinti onun yüzünü öptü.
English: There is no breeze here.
Turkish: Burada esinti yok.
English: Shall we shoot the breeze for a while before talking business?
Turkish: İşten konuşmadan önce biraz gevezelik edelim mi?
English: There is usually a cool breeze here in the evening.
Turkish: Burada akşamleyin genellikle serin bir esinti vardır.
Breeze ingilizcede ne demek, Breeze nerede nasıl kullanılır?
Breeze block : Cüruf briketi. Beton tuğla. (ingiliz ingilizcesi) cüruftan yapılan tuğla.
Breeze in : Neşeli olmak. Memnun olmak. Mutlu olmak.
Coke breeze : Kok tozu. Kok gazı. Kok mıcırı.
Fresh breeze : Sert briz. Frışka. Frişka. Oldukça kuvvetli rüzgar. Şiddetli rüzgar.
Gentle breeze : Zayıf briz. Hafif meltem. Hafif rüzgar. Yumuşak meltem. Ilımlı rüzgar.
Moderate breeze : Orta kuvvette meltem. Sakin meltem.
Offshore breeze : Karadan denize veya açık sulara doğru esen hafif rüzgar. Kara meltemi.
Lake breeze : Göl meltemi.
Sea breeze : İmbat. Denizden karaya esen yel. Denizden esen rüzgar. Deniz esintisi. Denizden karaya esen günlük çevrimsel rüzgar. bkz, meltem. Deniz meltemi.
Shoot the breeze : Çene çalmak. Geyik muhabbeti yapmak. Kaynatmak. Havadan sudan konuşmak. Gevezelik etmek. Ordan burdan konuşmak. Geyik çevirmek. Laflamak. Geyik yapmak. Ayaküstü laflamak.
İngilizce Breeze Türkçe anlamı, Breeze eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Breeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breaths : Soluk. Ağızdan çıkan buhar. Nefes. Fısıltı. Dem. An.
Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.
Whiffs : Kötü kokmak. Hafif esinti. Nefes. Koku. Koku dalgası. İma. Üflemek. Koklamak. Kötü kokutmak.
Pounce : Üstüne atılmak. Üzerine atılıp avlamak. Aniden saldırmak. Pençe. Saldırmak. Pençe (kuş). Saldırış. Toz serperek kurutmak. Atılmak.
Strong breeze : Kuvvetli rüzgar.
Current of air : Hava akımı.
Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.
Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.
Agricultural production : Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Sebze. Tarımsal üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Zirai üretim. Tarım üretimi. Taze meyve.
Breeze synonyms : light air, slight breeze, the wind, pounces, wind, light breeze, whiffed, abandoned meander, downhill, air current, zephyr, pouncing, gentle breeze, duck soup, gimme, cake walk, flatuses, aluvial coast, afforestation, agricultural co operative, breezing, flatus, cats paw, air route, easy task, pounced, ageing of the population, agricultural specialisation, whiff, a piece of cake, abrasion platform, etesian wind, no sweat.
Breeze zıt anlamlı kelimeler, Breeze kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Breeze ingilizce tanımı, definition of Breeze
Breeze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A light, gentle wind. A fresh, soft-blowing wind. Called also horsefly, and gadfly. They are among the largest of two-winged or dipterous insects. The name is also given to different species of botflies. A fly of various species, of the family Tabanidæ, noted for buzzing about animals, and tormenting them by sucking their blood. To blow gently. Refuse left in the process of making coke or burning charcoal.

Bu kısımda Breeze kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Breeze ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Breeze anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Breeze ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.