Sea breeze türkçesi Sea breeze nedir

  • Deniz esintisi.
  • Denizden esen rüzgar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • İmbat.
  • Deniz meltemi.
  • Denizden karaya esen yel.
  • Denizden karaya esen günlük çevrimsel rüzgar. bkz, meltem.

Sea breeze ingilizcede ne demek, Sea breeze nerede nasıl kullanılır?

Sea : Deniz. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Umman. Denizle ilgili. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Derya. Dalga. Okyanus.

Breeze : Hafif esişli rüzgarlar için de kullanılmakla birlikte, daha çok günlük çevrimsel rüzgarlara verilen ad. Püfür püfür esmek. Hafif rüzgar. Rüzgar gibi gelmek. Meltem. Yel. Esinti. Çocuk oyuncağı. Dalıvermek.

Land and sea breeze : Kara ve deniz esintisi. Kara ve deniz meltemi. Karasal meltem.

Sea air : Deniz havası. Denizde bulunan taze tuzlu hava.

Sea anchor : Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Açık deniz demiri. Deniz demiri. Deniz çapası. Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz.

Sea anemone : Deniz şakayıkı. Denizgülü. Deniz şakayığı. Deniz anemonu. Anemon. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından dokunaçları oldukça kısa, kırmızı, mavi, yeşil renkli, yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı. Taçyaprağı şeklinde dokungaçları ve jelatinimsi gövdesi olan deniz polipi.

 

Sea anemon : Denizşakayığı. Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins.

İngilizce Sea breeze Türkçe anlamı, Sea breeze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sea breeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Etesian wind : Etezyen rüzgarı. Meltem.

Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

 

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Agricultural production : Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Zirai üretim. Tarımsal üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Taze meyve. Tarım üretimi. Sebze.

Sea breeze synonyms : abandoned meander, adventife cone, altimetric profile, ageing of the population, agrarian geography, aluvial coast, afforestation, etesian winds.