Brilliancies türkçesi Brilliancies nedir

Brilliancies ingilizcede ne demek, Brilliancies nerede nasıl kullanılır?

Brilliance : Görkem. İhtişam. Göz alıcılık. Renksel parlaklık. Parlaklık. Renksel doygunlukla parıltının birlikte doğurduğu görsel algılama olgusu. Şaşaa. Harikuladelik. Revnak. Mükemmellik.

Brilliancy : Parlaklık. Görkem.

Brilliant : Görkemli. Işıl ışıl. Parlak. Muhteşem. Göz alıcı. Üç puntoluk harf. Hayranlık uyandırıcı. Zeki. Şaşaalı. Berrak.

Brilliant achievement : Parlak başarı.

Brilliant idea : Parlak fikir.

Brilliants : Pırlanta. Parlak zekalı. Şaşaalı. Pırıl pırıl. Parlak. Nefis. Göz alıcı. Dahice. Muhteşem. Üç puntoluk harf.

Brilliant success : Parlak başarı.

Brilliantly : Pırıl pırıl. Işıl ışıl. Parlak bir şekilde. Ustalıklı bir şekilde. Parıl parıl.

Brilliantine : Biriyantin. Briyantin. Alpaka türü bir kumaş.

İngilizce Brilliancies Türkçe anlamı, Brilliancies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brilliancies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grandness : Azamet. İhtişam. Büyüklük.

Glare : Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması. Göz kamaşması.

 

Flamboyance : İhtişam. Abartılı konuşma. Göz kamaştırıcılık. Alev gibi parlama. Süs. Fantezi.

Burnishes : Cila. Cilalamak. Perdahlamak. Dışarı çıkarmak. Perdahlama. Perdah etmek. Parlatmak. Perdah vurmak. Cilalı olmak.

Brigthness : Birim yüzey basma mum gücü ya da lümen olarak, belli bir doğrultudaki ışık yeğinliğinin, o doğrultuya dik ışıyan yüzölçüme oranı.

Blaze : Alevlenmek. Tutuşmak. Alev alev yanmak. Yıldızı parlamak. Alevlendirmek. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Akıtma. Parlamak (alev). Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Tam akıtma.

Splendor : Şaşaa. Tantana. İhtişam. Saltanat. Nur. Pırıltı. Bkz.splendour. Debdebe.

Free play : Serbest oyun. Boşluk. Tolerans. Esneklik. Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun. Boşluk payı.

Gloried : Sevinmek. Gurur duymak. Sena. -e çok sevinmek. Celal. Övgü. Övünmek. Ün. Şan.

Coruscations : Pırılda. Işıma. Yanardöner. Parıltı.

Brilliancies synonyms : array, brightness, brillancy, glories, effulgence, elegancies, elegance, grandeur, magnificence, brilliancy, fulgor, flamboyancy, dazzlement, splendour, brilliance, aureateness, effulgences, elegancy, eclat, bravery, coruscation, flame, braveries.

Brilliancies zıt anlamlı kelimeler, Brilliancies kelime anlamı

Inelegance : Zarafetsizlik. Çirkinlik. İnce olmama. Terbiyesizlik. Kabalık.

Dullness : Matlık. Mutlak matite. Ağırlık. Ahmaklık. Körlük. Can sıkıntıs. Kesat. Can sıkıntısı. İdraksizlik. Sıkıntı.