Browner türkçesi Browner nedir

Browner ingilizcede ne demek, Browner nerede nasıl kullanılır?

Browne book charging system : N. e. browne tarafından bulunan ve okuyucu kartlarıyle yapılan ödünç verme yöntemi. Browne ödünç verme yöntemi.

Sam browne belt : Subay kılıç kemeri (ing.).

Browned : Karamak. Kızarmak.

Browned off : Gına gelmiş. Bıkmış usanmış. Kafası bozuk. Bıkıp usanmış. Usanmış. Çileden çıkmış. Üzgün. Bıkmış.

Brownest : Kızarmak. Esmerleşmek. Kızartmak. Karamak. Kararmak. Kahverengileşmek. Karartmak. Kahverengi. Usanmak. Esmerleştirmek.

Brown algae : Kahverengi yosun.

Brown creeper : Kahverengi sürüngen.

Brown betty : Puding.

Brown bear : Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, suriye'de yaşayan, boz ayının bir ırkı olarak kabul edilen bir tür. Suriye ayısı. Boz ayı. Bozayı. Kahverengi posta sahip ayı cinsi. Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 8 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverengi karışık tüylü, iyi tırmanan ve yüzen, art ayakları üzerinde yürüyen, avrupa ve asya'da sık ormanlarda yaşayan bir tür. Kahverengi ayı.

Brown adipose tissue : Esmer yağ dokusu. Kış uykusuna yatan hayvanlarda görülen, insanlarda doğumdan sonra çok sınırlı bazı bölgelerde bulunan, mitokondrilerindeki bol miktardaki sitokromlar sebebiyle renkli, çok sayıda lipit damlası içeren sıkı paketlenmiş hücreleriyle endokrin beze benzeyen doku. kışlama bezi, mültiloküler doku.

 

İngilizce Browner Türkçe anlamı, Browner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Browner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Little brother : Küçük erkek kardeş.

Becloud : İçinden çıkılmaz hale getirmek. Zorlaştırmak. Kaplamak. Bulutlandırmak.

Blacken : Siyahlaşmak. Leke sürmek. Lekelemek. Kötülemek. Kara çalmak. Karalamak. Siyahlatmak. Kirletmek.

Be fried : Kızarmak (yiyecek).

Tan : Kamçılamak. Sepilemek. Bronzlaşmak (cilt güneşte). Güneşlenmek. Okşamak. Karartmak (cildi). (deriyi) tabaklamak. Dövmek. Taba rengi.

Browns : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Sigara.

Be fed up with : Bezmek. Bay gelmek. Gına gelmek. Gına getirmek. Bıkmak. Yaka silkmek.

Blushed : Kızarmak (yüz vb). Kızarmak (yüz). Utanmak. Kızartı. Kırmızılaşmak. Yüzü kızarmak. (yüzü) kızarmak.

Dim out : Işıkları kısmak. Karartma uygulamak. Sönmek. Loşlaşmak.

Deep fry : Fritözde pişirmek. Yağda kızartmak. İçinde bol miktarda yağ olan derin kapta kızartmak. Fritözde kızartmak.

Browner synonyms : brownish, chocolate brown, male sibling, bedimmed, be toasted, beclouds, blacked, befogging, coffees, browned, bedim, coffee, brindle, color up, broil, dim, get dark, dark brown, stepbrother, grill, barken, broils, blushes, charbroil, flush, brindles, fade out, black, bake, chromatic, befogs, befog, be roasted.

 

Browner zıt anlamlı kelimeler, Browner kelime anlamı

Sister : Abla. Rahibe. Kız kardeş. Simil. Rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan. Hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan. Hemşire. Kızkardeş. Yenge. Hastabakıcı.

Achromatic : Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Perdesi değişmeyen. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik.

Browner antonyms : female sibling.