Büzgü nedir, Büzgü ne demek

  • Dikişte kumaşın bir ucundan istenilen yere kadar geçirilen bir ipliğin çekilmesi ile oluşan, kumaşın bolluğunu azaltan sık, küçük kıvrım

"Büzgü" ile ilgili cümleler

  • "Büzgüleri gevşetti ve keseyi sağ eliyle altından tutarak..." - C. Uçuk

Yerel Türkçe anlamı:

Kadınların örtündüğü örtü

Büzgü anlamı, tanımı:

Büzgüleme : Büzgülemek işi.

Büzgülemek : Büzgü şeklini vermek.

Büzgülü : Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan.

Büzgüsüz : Büzgüsü olmayan.

Dikiş : Dikilecek şey. Dikme işi. Giysi dikme işi, terzilik. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Dikilen yer.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Çekilme : Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Çekilmek işi. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Niceliği az olan. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Değersiz, önemsiz.

 

Kıvrım : Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Bir tatlı türü. Ayrım, dönemeç. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.

Büzgüç : Şalvarın paça bağı, uçkur.

Büzgüle : Kalın kabuklu, uzun taneli, dayanıklı, siyah üzüm.

Büzgüllü : Kalın kabuklu, uzun taneli, dayanıklı, siyah üzüm.

Diğer dillerde Büzgü anlamı nedir?

İngilizce'de Büzgü ne demek? : n. gathering, pucker, shir, shirr, smocking

Fransızca'da Büzgü : fronce [la], bouillon [le]

Almanca'da Büzgü : die Kräuselung

Rusça'da Büzgü : n. сборка (F)