Cackling türkçesi Cackling nedir

Cackling ingilizcede ne demek, Cackling nerede nasıl kullanılır?

Cackle : Gevezelik etmek. Gürültülü bir şekilde konuşmak. Kıkırdamak. Gıdaklamak. Laflamak. Kıkır kıkır gülmek. (tavuk) gıdaklamak. Çenesi durmamak. Çenesi düşmek. Gıdıklamak.

Cackle at : Anlamsız konuşmak. Gürültülü konuşmak.

Cackled : Çenesi durmamak. Gıdaklamak. Laflamak. Kıkır kıkır gülmek. Çenesi düşmek. Gevezelik etmek. (tavuk) gıdaklamak. Kıkırdamak. Gıdıklamak. Gürültülü bir şekilde konuşmak.

Cackler : Kaba bir şekilde gülen kimse. Yüksek sesle dırdır eden gevezelik eden kimse. Kıkırdama (tavuk gıdaklaması gibi) sesi çıkaran kimse. Geveze kimse. Gıdaklama.

Cacklers : Gıdaklama. Kıkırdama (tavuk gıdaklaması gibi) sesi çıkaran kimse. Kaba bir şekilde gülen kimse. Yüksek sesle dırdır eden gevezelik eden kimse.

Cackhander : Solak kimse (argo terim). Solak.

Cack handed : Sarsak. Sakar. Sol elini sağ elinden daha iyi kullanan. (gayrı resmi ingilizce) eli boklu. Beceriksiz. Solak.

Cackles : Gürültülü bir şekilde konuşmak. Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek. Gevezelik etmek. Çenesi durmamak. Gıdıklamak. (tavuk) gıdaklamak. Laflamak. Çenesi düşmek. Gıdaklamak.

Cut the cackle : Sadede gelelim. Kes. Kapa çeneni. Gevezeliği bırakıp işe koyulmak. Zırvalamayı bırakmak. Sesini kesip susmak. Susup işe koyulmak. Gevezeliği kes.

 

İngilizce Cackling Türkçe anlamı, Cackling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cackling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Patronage : Kayırma. Yargılıları koruma. İltimas. Sürekli müşteriler. Hamilik. Atama hakkı. Yardım. Tenezzül. Himaye.

Blessing : Teşvik. Yakarı. Şükran. Destek. Bereket. Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak. Hayır dua. Kutsama. İyilik. Lütuf.

Babble : Ağulamak. Aptalca konuşma. Cırlamak. Saçmasapan mırıldanmak. Çağıldamak. Gürültü. Karmaşık konuşma. Çağlamak (su). Şırıldamak.

Clucking : Gıdaklama. Gıdıklamak. Avanak. Aptal kimse.

Chinwag : Çene yarışı. Çene. Çene çalma. Havadan sudan konuşmak. Çene çalmak. Gevezelik.

Fan the breezes : Dedikodu yapmak. Laklak etmek. Çene çalmak. Havadan sudan konuşmak. Çene yarıştırmak.

Approval : Onaylama. Resmi izin. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onama. Uygun bulma. Tasvip. Onay.

Chew the fat : Laklak etmek. Havadan sudan konuşmak. Makara yapmak. Geyik muhabbeti yapmak. Lak lak etmek. Geyik yapmak. Çene çalmak. Kaynatmak.

Chucking : Çenesini okşamak. Son vermek. Bırakmak. Aynaya bağlama. Savurmak. Fırlatmak. Atmak.

 

Cackling synonyms : chat away, babbled, crack, cackles, chatted, blabbed, chucked, chuck, nattered, blabber, bloviate, cackle, blabbing, snap, clucks, backup, blab, have a chat, chat, jaw, blabbering, blabbered, noise, cluck, blabbers, cackled, championship, chew the rag, approving, babbles, chats, natter, blabs.

Cackling zıt anlamlı kelimeler, Cackling kelime anlamı

Disapproval : Onaylamama. Kınama. İtiraz. Ayıplama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Uygun görmeme. Hoşnutsuzluk. Kabul etmeme.

Adequate : Kifayetli. Kafi. Münasip. Yeter. Elverişli. Ehven. Yeterli. Uygun.

Cackling ingilizce tanımı, definition of Cackling

Cackling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The broken noise of a goose or a hen.