Blessing türkçesi Blessing nedir

  • Tanrı'nın lütfu.
  • Lütuf.
  • Kayra.
  • Kutsama.
  • İyilik.
  • Teşvik.
  • Hayır dua.
  • Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak.
  • Yakarı.
  • Yemekten önceki şükran duası.
  • Nimet.
  • Destek.
  • Dua.
  • Bereket.
  • Şükran.

Blessing ile ilgili cümleler

English: People do not know the blessing of good health until they lose it.
Turkish: İnsanlar iyi sağlığın nimetini onu kaybedinceye kadar bilmezler.

English: Count your blessings.
Turkish: Haline şükret.

English: Children are a blessing.
Turkish: Çocuklar bir nimettir.

English: Ali has given his blessing.
Turkish: Ali izin verdi.

English: Give me your blessing.
Turkish: Bana nimetini ver.

Blessing ingilizcede ne demek, Blessing nerede nasıl kullanılır?

Blessing in disguise : Kahır yüzünden lütuf. Gizli lütuf. Başlangıçta kötü sonradan iyi olan şey. Başlangıçta kötü sonrasında iyi olan şey. Çözülmez gibi görünüp sonradan avantaja dönen sorun. Başta şanssızlık gibi görünen sonra olumlu bir hal alan şey. Gizli kutsanma.

 

A blessing in disguise : Her işte bir hayır vardır.

Ask a blessing : Sofra duası yapmak. Lütuf dilemek.

Mixed blessing : Hem iyi hem kötü. Olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey.

Scotch blessing : Azarlama. İskoç kutlaması. Kınama.

Blessed : Huzurlu. Bereketli. Kutsanmış. Mutluluk veren. Kutsal. Kutlu. Mübarek. Mutlu. Allah'ın.

Blessings : İyi dilekler. Nimetler.

Bless : Hayırdua etmek. Takdis etmek. Şükretmek. Dua etmek. Kutsal saymak. Kutsamak.

Blessed event : Bebeğin doğumu. Bebeğin dünyaya gelmesi.

God bless you : Allah'a emanet ol. Tanrı seni kutsasın. Allah iyiliğini versin. Çok yaşa.

İngilizce Blessing Türkçe anlamı, Blessing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blessing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angelic innocence : Saflık (meleğinki gibi). Melek masumiyeti.

Anchorages : Dayanak. Demirleme. Güven kaynağı. Demirleme yeri.

Kindness : Hüsn-ü muamele. İltifat. Sevecenlik. İncelik. İnsaniyet. Kibarlık. Nezaket. İkram.

Beatification : Aziz ilan etme. Papanın aziz ilan etmesi (ölmüş).

Favor : Dikkat göstermek. Uygun görmek. Yardımda bulunmak. Onaylamak. Yüreklendirmek. Benzemek. Kıyak yapmak. İyilik etmek. Şereflendirmek.

 

Auxiliary : Yedek. Tali. Yardımcı. Yan. Muavin. İkincil.

Petition : Dilekçe. Rica. Dilekçe vermek. Talep etmek. Toplu dilekçe. Dilemek. Dilek. İstirham.

Backups : Yedekler. Yedek. Yardım. Trafik sıkışıklığı.

Beatifications : Aziz ilan etme. Papanın aziz ilan etmesi (ölmüş).

Boon : İhsan. Bağış. Rahatlık. Neşeli.

Blessing synonyms : felicities, backup, plenitude, orison, reward, entreaty, bread, good, assistance, thanksgiving, felicity, benison, thanked, fosterage, beaucoups, consecration, kindnesses, petitioned, encouragement, kindliness, behalf, gratitude, cornucopia, cumshaws, abundances, mercy, orisons, prayed, flowingness, adoption, auspices, reinforcement, thank.

Blessing zıt anlamlı kelimeler, Blessing kelime anlamı

Disapproval : İtiraz. Hoşnutsuzluk. Onaylamama. Kınama. Reddetme. Ayıplama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Uygun görmeme. Doğru bulmama.

Misfortune : Aksilik. Bedbahtlık. Terslik. Kör talih. Kara talih. Felaket. Bela. Talihsizlik. Şanssızlık. Kaza.

Bad luck : Kör şans. Kör talih. Kötü şans. Kör şeytan. Talihsizlik. Şanssızlık. Şeamet. Karayazı. Aksilik. Uğursuzluk.

Blessing ingilizce tanımı, definition of Blessing

Blessing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who blesses.