Petition türkçesi Petition nedir

  • Temenni.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Dilekçe.
  • Talep etmek.
  • Dilemek.
  • Dua.
  • Rica etmek.
  • İstirham.
  • Dilek.
  • Toplu dilekçe.
  • Rica.
  • Dilekçe vermek.
  • Talep.

Petition ile ilgili cümleler

English: Ali signed the petition.
Turkish: Ali dilekçeyi imzaladı.

English: Everyone at the meeting signed the petition.
Turkish: Toplantıdaki herkes dilekçeyi imzaladı.

English: Would you please sign our petition?
Turkish: Lütfen dilekçemizi imzalar mısınız?

English: Ali came in first in the competition.
Turkish: Ali yarışmada birinci geldi.

English: He signed the petition.
Turkish: Dilekçeyi imzaladı.

Petition ingilizcede ne demek, Petition nerede nasıl kullanılır?

Petition of appeal : Süre tutum dilekçesi. Temyiz dilekçesi.

Petition right : Şikayet hakkı. Yakınma hakkı. Dilekçe hakkı.

Had a petition signed : Resmi bir talep içeren belge üzerinde imza topladı. Dilekçe imzalattı.

File a petition : Mahkemeye dilekçe vermek. Dilekçe vermek.

Right to petition : Şikayet hakkı. Dilekçe hakkı.

Written petition : Resmi talep. Yazılı talep. Yazılı dilekçe.

Petitioning : Dilekçe verme. İstirham etmek. Rica etmek. Dilekçe vermek. Dava açma.

All round competition : Her müsabakayı içeren jimnastik yarışması. Kapsamlı yarışma.

Petitioners : Dilekçe sahibi. Dilekçe veren. Talep eden kimse. Ricada bulunan kimse. İstida veren. Ricada bulunan. Müstedi. Dilekçi. Talip. Müracaatçı.

 

Petitioned : İstirham. Dua. Talep etmek. Rica. Dilemek. Dilekçe. Dilekçe vermek. Talep. Rica etmek. Temenni.

İngilizce Petition Türkçe anlamı, Petition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administer an oath : Andiçirme. Yemin ettirmek. Ant içirmek.

Bespeak : Sipariş vermek. Ayırtmak. Ismarlamak. İstemek. Göstergesi olmak. Bir şeye delalet etmek. Hitap etmek. Konuşmak.

Substance : Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Zenginlik. Töz. Esas. Doğruluk. Anafikir. Güçlülük. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Substans. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri.

Annulment : Fesih. İlga. İhlal etme. Iskat. Feshetme. Fesh. Bozma. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Evliliğin iptali. Yokarma.

Wish : Temenni etmek. Arzu. İstemek. Arzu etmek. İstek. Dilemek (iyi bir şey). İstem. Umut etmek.

Invoke : İstemek. Davet etmek. Başlatmak. Yalvarmak. Hatırlatmak. Yardım istemek. Yakarmak. Başvurmak. Dua etmek.

Begs : Sadaka istemek. Kaçınmak. Sakınmak. Dilenmek. Mendil açmak. Arka ayakları üzerinde durmak. İtiraf etmek. Sustaya kalkmak. İstemek. İstirhamda bulunmak.

Entreaties : Yakarı. Yalvarış. Yalvarma. Yakarış. Üsteleme. Niyaz.

Implorations : Yakarış. Yalvarma. İstek. Rica etme. Ciddi bir şekilde yakarma.

Appeals : Üst mahkemeye başvurmak. Hoşuna gitmek. Başvurmak. Müracaat etmek. Temyize gitmek. Yalvarmak. İlgisini çekmek.

 

Petition synonyms : solicitation, appealed, beg, orisons, blessing, file a petition, call down, abstention, beseeched, mand, prayer, entreat, memorializes, desiderative, adjuration, imploration, invocations, adjurations, orison, ask for, act of witness, petitioned, acts contra bonos mores, ingathering, requesting, claim, absente, petitioning, devotion, besought, desires, imploring, intail.

Petition ingilizce tanımı, definition of Petition

Petition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A prayer. Also, a single clause in such a prayer. A supplication. To petition the governor. To ask from. To entreat. An imploration. An entreaty. To solicit. A prayer to the Supreme Being, or to a person of superior power, rank, or authority. To make a petition or solicitation. Especially, to make a formal written supplication, or application to, as to any branch of the government. Especially, a request of a solemn or formal kind. To make a prayer or request to. As, to petition the court.