Petitioners türkçesi Petitioners nedir

  • Müstedi.
  • İstida veren.
  • Dilekçe veren.
  • Müracaatçı.
  • Dilekçe sahibi.
  • Talip.
  • Ricada bulunan.
  • Dilekçi.
  • Ricada bulunan kimse.
  • Talep eden kimse.

Petitioners ingilizcede ne demek, Petitioners nerede nasıl kullanılır?

Petitioner : Dilekçe sahibi. Ricada bulunan kimse. İstida veren. Talep eden kimse. Dilekçi. Ricada bulunan. Müstedi. Müracaatçı. Talip. Dilekçe veren.

Competitioner : Yarışma veya mücadele katılımcısı. Yarışçı.

Petitioned : Rica etmek. Talep. İstirham. İstirham etmek. Talep etmek. Dilekçe. Dua. Temenni. Dilemek. Rica.

Petition of appeal : Süre tutum dilekçesi. Temyiz dilekçesi.

Petition right : Yakınma hakkı. Şikayet hakkı. Dilekçe hakkı.

File a petition : Dilekçe vermek. Mahkemeye dilekçe vermek.

All round competition : Her müsabakayı içeren jimnastik yarışması. Kapsamlı yarışma.

Beat the competition : Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma. Rekabeti yenmek. Yarışımda üstünlük sağlama.

Right to petition : Şikayet hakkı. Dilekçe hakkı.

Petitions : Dilek. İstirham. Talep. Rica. Dilekçe. Maruzat.

İngilizce Petitioners Türkçe anlamı, Petitioners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petitioners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imploring : Yalvaran. Rica eden. İstirham.

 

Libelant : Davacı.

Supplicant : Yalvaran. Rica eden. İzin isteyen.

Candidate : Namzetlik. Sınava giren kimse. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzet. Aday.

Applicant : Aday. Müracaat sahibi. İstekli. Başvuran kişi. Başvuran. Başvuran kimse. Başvurucu. Müracaat eden. Başvuru sahibi. Namzet.

Supplicants : Rica eden. İzin isteyen. Yalvaran.

Claimer : İddaa eden kimse. İddia eden kimse. Sahip çıkan veya talep eden kimse. Hak iddia eden kimse.

Courters : Kur yapan kimse. Aşık.

Proponent : Yandaş. Taraftar olan kimse. Öneren. Taraftar. Savunucu. Destekçi. Öneren kişi. Öneren kimse. Yanlısı.

Courter : Kur yapan kimse. Aşık.

Petitioners synonyms : suppliant, canvasser, aspirant, claimers, pretender, claimant, solicitor, suitors, requester, suppliants, libelants, applier, desirous, postulant, pleading, pretenders, suitor, aspirants, declarant, orators, claimants, petitioner, seeking, orator, besieger, libellant, beseeching.

Petitioners zıt anlamlı kelimeler, Petitioners kelime anlamı

Imperative : Buyrultu. Emir. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Zorunlu. Şart. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Emir kipi. Buyruk. Zorunlu şey. Tahakküm.

 

Defendant : Davalı. Müdafi. Müddeialeyh. Sanık. Zanlı. Maznun.