Claimer türkçesi Claimer nedir
- Sahip çıkan veya talep eden kimse.
- İddaa eden kimse.
- Hak iddia eden kimse.
- Talep eden kimse.
- İddia eden kimse.
Claimer ingilizcede ne demek, Claimer nerede nasıl kullanılır?
Claimers : İddaa eden kimse. İddia eden kimse. Hak iddia eden kimse. Talep eden kimse. Sahip çıkan veya talep eden kimse.
Acclaimer : Takdir eden kimse. Öven kimse. Alkışlayan. Bağıran.
Acclaimers : Öven kimse. Alkışlayan. Takdir eden kimse. Bağıran.
Declaimer : Söylevci. Ezberden okuyan kimse. Söylevci kimse. Konuşma yapan kimse.
Declaimers : Konuşma yapan kimse. Söylevci. Söylevci kimse. Ezberden okuyan kimse.
Disclaimer : Feragat eden. Tekzip. Sorumluluk reddi. Red. Reddetme. Feragatname. Vazgeçme. Yalanlama. Kabul etmeme. Feragat.
Exclaimers : Bağıran kimse. Ansızın bağırıp çağıran. Çığlıklar atan kimse. Haykıran kimse. Haykıran. Hayretini ifade eden. Hiddetle söyleyen.
Disclaimers : Feragat eden. Kabul etmeme. Yalanlama. Feragatname. Red. Tekzip. Feragat. Vazgeçme. Sorumluluk reddi.
Reclaimer : Harmanlama makinesi. Yağ arıtıcısı. Stoktan alma makinesi. Kullanılmış yağları ıslah eden ve yeniden kullanılır hale getiren cihaz. Islah işinde kullanılan duba. Boşaltıcı.
Proclaimers : Duyuran. İlan eden.
İngilizce Claimer Türkçe anlamı, Claimer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Claimer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Climb : Tırmanmak. Yokuş. Sarılarak tırmanmak. Aşama kaydetmek. Yükselmek. Tırmanış. Çıkmak. Güçlükle çıkmak. Tırmanma.
Asserter : İleri süren kimse. Savunucu.
Assertor : İddia eden. İleri süren kimse. Savunan kimse (görüş). Savunan. Savunan kimse.
Assertors : Savunan. Savunan kimse (görüş). Savunan kimse. İleri süren kimse. İddia eden.
Sputter : (alev) sönecek gibi titremek. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Sönecek gibi titremek (alev). Tükürerek konuşmak. Heyecanla söylemek. Boğulmak (motor). Konuşurken tükürükler saçmak. Sıçramak. (motor) öksürmek. Kekelemek.
Shin : Kavalkemiği. İncik kemiği. Şin. Brokpa. Tırmanmak. Bacak. Koşmak. İncik. Butan'da yaşayan etnik bir grup. Öne fırlamak.
Profess : Taslamak. Açıkça söylemek. Meslek icra etmek. Açıklamak. Yapmak. İddiasında bulunmak. İlan etmek. Profesörlük yapmak. Öğretmek. İleri sürmek.
Petitioners : Müracaatçı. Ricada bulunan. İstida veren. Dilekçe veren. Ricada bulunan kimse. Talip. Müstedi. Dilekçe sahibi. Dilekçi.
Contend : Çarpışmak. Savaşmak. İleri sürmek. Yarışmak. Tartışmak. Rekabet etmek. Uğraşmak. Çekişmek. İddia etmek. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek.
Purport : Anlamında olmak. Göstermek. Anlam. Belirtmek. Görünümünde olmak. Demek istemek. İfade etmek. Gibi görünmek. Bildirmek. Niyet.
Claimer synonyms : petitioner, affirm, charge, pretend, claimers, skin, shinny, make out, scramble, postulate, asserters, struggle.
Claimer zıt anlamlı kelimeler, Claimer kelime anlamı
Disclaim : Tekzip etmek. Yadsımak. Danmak. İddiadan vazgeçmek. Yalanlamak. Feragat etmek. Onaylamamak. Yoksamak. Tanımamak. İnkar etmek.
Forfeit : Zarar. Yoksun kalmak. Ceza olarak vermek. Bedel. Ceza. Kaybetmek. Ceza olarak kaybetme. Kayıp. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza olarak kaybetmek.
Derequisition : Eski sahibine iade etmek. Resmi elkoymayı kaldırmak. Resmi el koymayı kaldırma.
Claimer ingilizce tanımı, definition of Claimer
Claimer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A claimant. One who claims.

Bu kısımda Claimer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Claimer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Claimer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Claimer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.