Profess türkçesi Profess nedir
- İleri sürmek.
- Yapmak.
- Açıklamak.
- İddiasında bulunmak.
- İtiraf etmek.
- İcra etmek (meslek).
- Açıkça söylemek.
- Taslamak.
- İddia etmek.
- Profesörlük yapmak.
- Savlamak.
- Öğretmek.
- İlan etmek.
- Meslek icra etmek.
Profess ile ilgili cümleler
English: Ali decided to give up playing guitar professionally.
Turkish: Ali profesyonel olarak gitar çalmaktan vazgeçmeye karar verdi.
English: Ali belongs to two professional groups.
Turkish: Ali iki profesyonel gruba aittir.
English: Ali and Mary are both professors.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de profesördür.
English: Ali didn't decide to become a professional singer until he was thirty.
Turkish: Ali otuzuna kadar profesyonel bir şarkıcı olmaya karar vermedi.
English: Ali doesn't act like the typical college professor.
Turkish: Ali tipik bir üniversite profesörü gibi davranmaz.
Profess ingilizcede ne demek, Profess nerede nasıl kullanılır?
Professed : İddia edilen. İnançlı. Açık olan. Açıkça söylenmiş. Açıklanmış. Sözde. İtiraf edilmiş.
Professedly : İddia edildiğine göre. İtiraf ettiği gibi. Sözde. Açıktan açığa. İddaaya göre. Güya. İddiaya göre. İddialara göre. Açıkça.
Professes : İddiasında bulunmak. İlan etmek. Öğretmek. Meslek icra etmek. Savlamak. İddia etmek. İleri sürmek. Profesörlük yapmak. İtiraf etmek. Taslamak.
Professing : Açıkça söylemek. Açıklama. İddia etmek. İddia etme. İtiraf etmek. Profesörlük yapmak. Yapmak. Öğretmek. İcra etmek (meslek).
Profession : İşkolu. Beyan. Açıklama. İddia. İnancın açıklanması. İleri sürme. Sanat. Kesp. Uğraşı. Meslek.
Professional group : Aynı tür etkinlikte bulunan insanlardan oluşan topluluk. Meslek grubu.
Professional : Mesleki. Profesyonel. Kararlı. Uzman. Para için yapan kimse. Para için yapan. Mütehassıs. Meslek. Meslekten yetişme. Azimli.
Professional disease : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalışılan işin niteliğine göre yinelenen bir neden veya iş görme koşulları yüzünden ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi bozukluk durumları. Meslek hastalığı. Uğraşı sayrılığı. Çalıştırıldığı iş nedeniyle sağlığındaki olanaksız değişimlerden doğan sayrılık.
Professional actor : Uğraştan oyuncu. Oyunculuk eğitiminden geçmiş, meslek olarak oyunculuğu seçmiş, yaşamını oyunculukla kazanan erkek ya da kadın oyuncu.
Professional ethics : Mesleki etik. İş ahlakı. Meslek ahlakı.
İngilizce Profess Türkçe anlamı, Profess eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Profess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inculcates : Tekrarlayarak kafasına sokmak. Kafasına sokmak. Telkinde bulunmak. Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek. Aşılamak. Telkin etmek. Talim etmek.
Avouch : Teyit etmek. Doğrulamak. Garanti etmek. Tasdik etmek. Yetki vermek. Onaylamak.
Acknowledging : Onaylamak. Kabul etme. Tanımak. Alındığını bildirmek. Onaylama. Teşekkür etmek. Kabul etmek.
Clears : Kazanmak. Kaldırmak. Ormanda alan açmak. Aydınlatmak. Geçmek. Berraklaşmak. Ödemek. Gümrükten çekmek. Kapatmak.
Allege : Söylemek. Mazeret olarak göstermek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Kanıt olarak göstermek. Bahane etmek. İtham etmek.
Clarifying : Süzmek. Temizlenmek. Durulmak. Aydınlatma. Berraklaşmak. Berraklaştırma. Arıtmak. Temizleme. Durultma.
Cleared : Tahliye etmek. Aydınlatmak. Berraklaşmak. Ormanda alan açmak. Aşmak. Temizlemek. Temize çıkarmak. Elde etmek. Geçmek. Kazanmak.
Avouching : Yetki vermek. Doğrulamak. Onaylamak. Tasdik etmek. Garanti etmek. Teyit etmek.
Educates : Okutmak. Terbiye etmek. Mürekkep yalamak. Öğrenim gördürmek. Eğitmek. Yetiştirmek. Eğitimden geçirmek.
Make no secret of : Saklamamak.
Profess synonyms : dissimulates, indoctrinated, posture, accomplishing, avow, announced, articulates, bring about, allowing, clarifies, assert, speak out, carve out, attest, clearing up, inculcated, professing, feign, architect, come close, accomplishes, articulate, articulating, acknowledge, allow, affirm, alledge, posed, spoken out, affirming, dissimulated, concoct, argue for something.
Profess zıt anlamlı kelimeler, Profess kelime anlamı
Disclaim : Yalanlamak. Yadsımak. Tekzip etmek. Feragat etmek. Yoksamak. Tanımamak. Onaylamamak. Danmak. İddiadan vazgeçmek. Kabul etmemek.
Deny : İnkar etmek. Yadsımak. Tanımamak. Esirgemek. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Kaçınmak. Reddetmek. Yalanlamak. Danmak.
Profess ingilizce tanımı, definition of Profess
Profess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take a profession upon one`s self by a public declaration. To avow or acknowledge. To confess. To make open declaration of, as of one`s knowledge, belief, action, etc. To own or admit freely. To confess publicly.

Bu kısımda Profess kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Profess ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Profess anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Profess ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.