Competitioner türkçesi Competitioner nedir

Competitioner ingilizcede ne demek, Competitioner nerede nasıl kullanılır?

Competition oriented pricing : Fiyatların benzer mal üreten en güçlü firmanın fiyatına göre belirlendiği fiyatlandırma yöntemi. bk. sınır fiyatlandırma. Rekabet temelli fiyatlandırma.

Competition authority : Piyasalarda firmalar arasında tekelleşme ve kartelleşmelerle ortaya çıkabilecek haksız rekabeti enaza indirmek ve piyasaların rekabete en uygun biçimde çalışabilmesini sağlamak amacıyla yasalar gereğince kurulmuş bağımsız kurum. Rekabet kurumu. Rekabet kurulu.

Competition board : Rekabet kurulu. Rekabet kurumunun karar organı.

Competition rule : Yarışma kuralı.

Competition without price : Ederi indirmeden niteliği yükseltmek yoluyla yapılan yarışım. Ederle sınırlı olmayan yarışım.

Perfect competition market : Atomisite, türdeş mal, tam bilginin ve giriş-çıkışın serbest ve tam rekabetin olduğu piyasa. Tam rekabet piyasası.

Crash competition : Yarışımda üstünlük sağlama. Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma.

Beauty competition : Güzellik yarışması.

Monopolistic competition market : Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, giriş-çıkışın serbest olduğu ve mal farklılaştırmasının yapıldığı piyasa türü. krş. biçimsel mal farklılaştırması, özsel mal farklılaştırması, sanal mal farklılaştırması. Tekelci rekabet piyasası.

 

Imperfect competition market : Tam rekabet piyasası koşullarından en az birinin sağlanamadığı piyasa. Aksak rekabet piyasası.

İngilizce Competitioner Türkçe anlamı, Competitioner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Competitioner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dogfight : Hava savaşı. Savaş uçakları arasındaki çatışma. Meydan kavgası. Köpek dövüşü. İt dalaşı. Dalaş. Hava muharebesi. Göğüs göğüse çarpışma.

Spelling bee : İmla yarışması. Yazma veya heceleme yarışması. Heceleme yarışması.

Playoff : Baraj maçı. Rövanş. Rövanş maçı. Eleme maçı. Beraberliği bozacak oyun.

Sprinters : Sürat koşucusu. Kısa mesafe koşucusu.

Tournament : Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Yarışma. Tenis, eskrim, masa tenisi, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Döne. Turnuva. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Soylular yarışı. Orta çağ avrupa'sında derebeylerle şövalyelerin kendi aralarında düzenledikleri spor ve savaş oyunları yarışması.

Price competition : Üretilen malda bir değişiklik olmamasına karşın, firmaların aralarındaki rekabet sonucunda fiyatı düşürmeleri. krş. fiyat savaşı. Fiyat rekabeti.

 

Racer : Yarış bisikleti. Koşucu. Yarış yatı. Kürsü. Boyunduruklu yılan. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, su yılanıgiller (colubridae) familyasından, 95-150 cm kadar uzunlukta, sarı, yeşil renkli, çok çevik, zehirsiz olduğu için zararsız bir tür. kara yılanı. Yarış motoru. Karayılan (amerikan ingilizcesi). Yarış arabası.

Runner : Simsar. Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet. Koşucu. Kaçakçı. Haberci. Yarış atı. Sürüngen sap. Çark. Saban demiri. Süren.

Match : İyi gitmek. Uygun olmak. Eşlemek. Futbol, bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Evlenme. Alıştırmak. Denk. İki takım arasında birbirini yenmek gereğiyle yapılan yarışmaların tümü. Uymak (birbirine). Karşılaştırmak.

Bout : Zaman. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Boks maçı. Müddet. Eskrim maç. Maç. Kısa dönem. Nöbet. Gösteri.

Competitioner synonyms : athletic competition, social event, spelling contest, athletic contest, athletics, cliffhanger, racers, series, game, price war, trial, spelldown, sprinter, race, competitor, contest, tourney, field trial, racing driver, runners, chicken, business relation, championship, competitors.

Competitioner zıt anlamlı kelimeler, Competitioner kelime anlamı

Cooperation : Yardım. Elbirliği. Birlikte çalışma. Ortaklık etme. İşbirliği. Bireylerin ortak bir amaca ulaşmak için.az çok örgütlü biçimde ortaklaşa eylemde bulunmaları. Beraberlik. Destek. Ortaklaşa çalışma.

Friend : Destek. Yoldaş. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Dost. Yardımcı. Arkadaş. Tanıdık. Ahbap. Can. Yaren.