Racer türkçesi Racer nedir

  • Yarış arabası.
  • Pullu sürüngenler (squamata) takımının, su yılanıgiller (colubridae) familyasından, 95-150 cm kadar uzunlukta, sarı, yeşil renkli, çok çevik, zehirsiz olduğu için zararsız bir tür. kara yılanı.
  • Kürsü.
  • Yarışçı.
  • Boyunduruklu yılan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yarış yatı.
  • Yarış motoru.
  • Karayılan (amerikan ingilizcesi).
  • Koşucu.
  • Yarış bisikleti.
  • Yarış atı.

Racer ile ilgili cümleler

English: You see, I've got only these two castles, one hundred hectares of land, six cars, four hundreds heads of cattle and twenty racer horses...
Turkish: Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...

Racer ingilizcede ne demek, Racer nerede nasıl kullanılır?

Blue racer : Zehirsiz karayılan.

Racers : Karayılan (amerikan ingilizcesi). Yarış arabası. Yarış bisikleti. Koşucu. Yarış atı. Yarış motoru. Yarışçı.

Armour piercing tracer : Zırh delici izli.

Bracer : Tonik. Destek. Canlandırıcı içki.

Bracero : Birleşik devletler'de günübirlik kiralanan meksikalı işçi.

Disgracers : Rezillik yapan. Onursuzca davranan. Utanç verici bir duruma neden olan kimse. Rezilce davranan kimse. Utanç verici kişi.

Embracer : Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi. Rüşvetle etkileyen kimse. Ayartan. Rüşvet veren.

 

Embracers : Rüşvet veren. Rüşvetle etkileyen kimse. Ayartan. Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi.

Isotopic tracer : İzotop izleyici.

Braceros : Birleşik devletler'de günübirlik kiralanan meksikalı işçi.

İngilizce Racer Türkçe anlamı, Racer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Racer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sprinter : Kısa mesafe koşucusu. Sürat koşucusu.

Sprinters : Kısa mesafe koşucusu. Sürat koşucusu.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Machine : Makine ile biçim vermek. Makinede işlemek. Araba. İşlerge. Öndürmek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Makine ile yapmak. Mekanizma.

Bolide : Büyük göktaşı. Bolit. Büyük meteor (patlayan) havataşı. Ateştopu. Büyük meteor.

Hot rod : Yarış otomobili. Yüksek performans. Elden geçirilmiş araba. Hızlı yarış otomobili. Yarış otosu. Takviyeli araba. Motoru güçlendirilmiş araba. Sıcak çubuk. Çeşitli tamirler sonucu hızı arttırılmış araba.

 

Gallopers : Ata binen. Dört nala koşan. Dört nala koşan kimse. Atlı karınca. Dört nala koşan at. Ata binen kimse. Atlıkarınca. Galopa giren at. Eştiren kimse.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Benches : Hakim kürsüsü. Yargıçlık. Sıra. Tezgah. Baro. Bank.

Chariot : İki tekerlekli at arabası. İki tekerlekli savaş arabası. İki tekerlikli at arabası. İki tekerlekli araba. Savaş arabası. Cenk arabası.

Racer synonyms : race driver, automobile driver, footpaces, charioting, racehorses, motorcar, finisher, desks, track man, race horse, daises, runner, desk, abiotic factor, bema, cockpit, abiotic environment, abambulacral area, driver, runners, racers, race car, fast car, automobile, competitors, bemas, jogger, pedestal, a cell, racing car, aardwolf, lectern, racing driver.

Racer zıt anlamlı kelimeler, Racer kelime anlamı

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.

Racer ingilizce tanımı, definition of Racer

Racer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a race horse. One who, or that which, races, or contends in a race.