Embracer türkçesi Embracer nedir
- Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi.
- Rüşvet veren.
- Ayartan.
- Rüşvetle etkileyen kimse.
Embracer ingilizcede ne demek, Embracer nerede nasıl kullanılır?
Embracers : Ayartan. Rüşvetle etkileyen kimse. Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi. Rüşvet veren.
Embracery : Yargıya tesir etmeye çalışma. Para ve bunun gibi menfaatler sağlayarak ya da hile ile jüriyi etkileme. Rüşvet alma. Vaatlerde bulunma. Rüşvetle etkilemeye çalışma. Rüşvet verme suçu. Rüşvet vererek etkilemeye çalışma. Rüşvetçilik. Rüşvet yeme.
Embrace one another : Kucaklaşmak.
Embrace reflex : Moro refleksi. Kucaklama refleksi.
Tight embrace : Güçlü kucaklama. Sıkı sarılma.
Embraced him : Onu kucakladı. Onu bağrına bastı. Onu sardı.
Embrace : Kucaklamak. Sahiplenmek. Benimsemek. İçine almak. Kucaklama. Sarılma. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Sarmak. İnanmak. Bağrına basma.
Embracement : Sarıp sarmalama. Kucaklama. İçine alma. Bağıra basma. Benimseme. Kabul etme.
Embrangle : Karıştırmak. Dolaştırmak. Şaşırtmak.
Embraceable : Bağra basılabilir. Benimsenebilen. Sarılınabilen. İçine alınabilen. Benimsenebilir. Kucaklanabilir. Sarmalanabilen. Kucaklanabilen. Kabul edilebilir. Sarılabilir.
İngilizce Embracer Türkçe anlamı, Embracer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embracer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beguiler : Aldatan. Kandıran. Cezp eden. Baştan çıkaran. İkna eden.
Interlock : Bağlantı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kilitlemek. Birbirine bağlama. Bağlamak. Birbirine kenetlenmek. Kenetlemek. Birbirine bağlanmak. Birbirine bağlamak. İç içe geçmek.
Hug : Ayrılmamak. Bağrına basma. Koçmak. Bağrına basmak. Sarılmak. Sımsıkı tutmak. Kucaklamak. Dört elle sarılmak. Kıyıdan gitmek. Benimsemek.
Beguilers : İkna eden. Cezp eden. Baştan çıkaran. Aldatan. Kandıran.
Encompass : Kapsamak. Örtmek. Kumpas kurmak. Çevresini sarmak. Etrafını çevirmek. Çevrelemek. Sarmak. Neden olmak. Kuşatmak. Kaplamak.
Seductresses : İğfal eden. Baştan çıkaran. Baştan çıkaran kimse. Kışkırtan kadın.
Seducers : Gönül çelen. Ayartıcı. İğfal eden. İğfal eden adam. Baştan çıkaran kimse. Baştan çıkaran.
Include : Katmak. Yer vermek. Kaplamak. Kapsamına almak. Dahil etmek. Kapsamak. İçine almak. İçermek.
Seducer : İğfal eden adam. Baştan çıkaran kimse. Baştan çıkaran. Gönül acısı. Ayartıcı. Gönül çelen. İğfal eden.
Embracer synonyms : embracers, lock, treat, cuddle, enticer, incenser, perverter, inciter, address, enticers, clinch, briber, plow, comprehend, bosom, deal, clasp, squeeze, enticing, handle, inciters, cover, bribers.
Embracer zıt anlamlı kelimeler, Embracer kelime anlamı
Exclude : Dışlamak. İçeri almamak. Dahil etmemek. Dışarıda bırakmak. Saymamak. Kapsamdan çıkarmak. Hesaba katmamak. Önlemek. Kovmak. Hariç tutmak.
Unclasp : Bırakmak (el). Bırakmak (sıkılan eli). Açmak (toka). Açmak (tokayı).
Embracer ingilizce tanımı, definition of Embracer
Embracer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who embraces.

Bu kısımda Embracer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embracer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embracer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embracer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.