Caddie türkçesi Caddie nedir

  • Golf oyuncunun sopalarını taşımak.
  • Malzemeci.
  • (golf) oyuncuya oyun sırasında kurallar çerçevesinde yardımcı olan kişi.
  • Golf takımlarını taşıyan yardımcı.
  • Golf oyuncunun sopalarını taşıyan kimse.

Caddie ingilizcede ne demek, Caddie nerede nasıl kullanılır?

Caddie car : Golf arabası.

Caddie cart : Golf arabası. Golf takımlarını taşıyan araba.

Caddied : Golf takımlarını taşıyan yardımcı. (golf) oyuncuya oyun sırasında kurallar çerçevesinde yardımcı olan kişi. Golf oyuncunun sopalarını taşımak. Malzemeci. Golf oyuncunun sopalarını taşıyan kimse.

Caddies : Golf takımlarını taşıyan yardımcı. Çay kutusu.

Caddis : Kaba kumaş türü. Yünden yapılan kurdela veya şerit türü. Şayak.

Caddy cart : Golf arabası. Golf takımlarını taşıyan araba.

Caddishly : Kaba bir şekilde. Terbiyesiz bir şekilde. Terbiyesizce.

Caddish : Terbiyesiz.

Caddy spoon : Çay kaşığı.

Caddoan : Caddo'ua özgü. Caddo'nun (bir yerli kabilesi) veya caddo ile ilgili.

İngilizce Caddie Türkçe anlamı, Caddie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caddie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outfitter : Erkek giyim eşyası satıcısı. Teçhizat yapan veya satan kimse. Giyim eşyası satıcısı. Teçhizat müteahhidi. Konfeksiyoncu. Teçhizatçı.

 

Attendant : Refakatçi. Bağlı. Yardımcı. İlişkili. Görevli. Eşlik eden kimse. Eşlik eden. Görevli memur. Beraberinde olan. Bakan.

Caddy : Çay kutusu.

Ball boy : Top toplayıcı çocuk (tenis). Top toplayıcı çocuk. Ball boy çocuk. Top toplayıcı (tenis). Top toplayıcı. Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi.

Sampler : Örnekleri deneyen kişi. Örnek kitabı. Örnek alıcısı. Örnekleyici. Örnekleri deneyen kimse. Çeşnici. Numune alıcısı. Pancar delici. Örnekleme görevi yapan. Numune alıcı.

Tender : Kömür vagonu. Körpe. Keşif bedeli. Bakıcı. Arz etmek. Teklif etmek. Sunmak. Kolaylıkla incinen. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme.

Outfitters : Teçhizat müteahhidi. Erkek giyim eşyası satıcısı. Teçhizatçı. Konfeksiyoncu. Giyim eşyası satıcısı. Teçhizat yapan veya satan kimse.

Serve : Servis sırası. Servis atışı. Servis. İşe yaramak. Hizmet sunmak. Yaramak. İşine yaramak. Hizmet etmek. Kulluk etmek. Hizmet yapmak.

Caddie synonyms : golf caddie, caddying, caddied, attender, manciple.

Caddie ingilizce tanımı, definition of Caddie

Caddie kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cadet.